Ülke

Direniş Devam Ederken
Direniş Devam Ederken

Direniş Devam Ederken

Bir tuhaflık var: Kemal Kılıçdaroğlu’nun ADALET yürüyüşü korteji İstanbul’a yaklaşırken, bu eylemin aynı zamanda Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için de yapıldığı söylenirken, açlık grevini bırakmaları için mesajlar verilirken, niçin ısrarla ölüme doğru gidiyorlar?

Eğri oturup doğru konuşmak lazım: Adalet yürüyüşü Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın talebini içselleştirmiyor, teğet geçiyor. Birbiriyle buluşur gibi oluyor, ama buluşamadan ayrışıyorlar. Çok basit bir nedenle: Birinin hedefi ve talebi gayet net, diğeri hedefsiz ve talepsiz. Biri “İşimi istiyorum” diyor, diğeri “Yürüyoruz, sonrası Allah’a kalmış”.

ADALET eylemini düzenleyenler, örneğin CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuksuz yargılanmasını, aksi takdirde sona erdirmeyeceklerini bile söyleyemiyorlar. Sadece bunu söyleseler, iş dallanıp budaklanacak ve ister istemez OHAL’in altını oyacak. İşte o zaman, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya açlık grevini sona erdirme çağrıları gerçekten anlamlı hale gelecek.

Mesele sadece açlık grevini sona erdirmeleri ise,  biraz insan sevgisinden nasibini almış herkesin dilediği şey bu zaten. Bu vakada, insan sevgisinin ölümüne ve inatçı bir haysiyet mücadelesi karşısında çaresizliği yaşanmakta.

ADALET yürüyüşü asgari ve somut talepleri teğet geçiyorsa, göstermelik ve iktidarın bir süreliğine katlanmak zorunda olduğu bir protesto yürüyüşüne doğru evrim geçirmesi kaçınılmazdır. Bu tehlike büyüyor. Tehlike büyürken, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı kaybediyoruz.

Bu, Nuriye ve Semih’i ikonlaştırmakla değil, toplumsal bir eylemlilikle çözülebilecek bir sorun. Ancak o zaman dönüp onlara açlık grevini sürdürmeniz için bir neden kalmadı denilebilir. Varsayalım ki, açlık grevini sona erdirdiklerini açıkladılar, bu kendileri ile sınırlı olmayan ve aylardır işaret ettikleri toplumsal yaranın kapandığı anlamına mı gelecek?

Bir bakış açısıyla ve iktidarın ima ettiği gibi, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın toplum vicdanına tuzak kurduğundan şüphe etmemek gerekir. Eğitimci oldukları göz önüne alındığında, kamuoyuna tuzak soru hazırladıkları da söylenebilir. İktidar açısından sorun şurada ki, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın kurduğu tuzak son derece ahlaki, erdemli ve insanidir. Adalet yürüyüşü bu tuzak soruyla yüzleşme iradesi göstermez ise, iktidar gibi o da ahlak, erdem ve insanlık adına sorgulanmaktan kurtulamaz.

ADALET yürüyüşünü örgütleyen CHP yönetiminin Enis Berberoğlu tutuklandıktan sonra bile hareketsiz kalması neredeyse imkânsızdı. Bu CHP adına bir tükeniş anlamına gelirdi. “HAYIR# Daha Bitmedi!” sürecinde kötü bir sınav vermiş ve CHP yönetimi sorgulanır hale gelmişti. Aslında çoktan taşmış bardağa bir damla da CHP’den eklenince harekete geçmek zorunda kaldılar.

Her şeye rağmen bir konuda haklarını vermek gerekir: ADALET yürüyüşünü başlatarak OHAL şartlarında gösteri ve yürüyüş yapılamaz umutsuzluğunun aşılmasına hizmet etmişlerdir. Öte yandan, umudun aktığı tek adres haline geldikçe, ADALET eyleminin her yerde çoğalması ve yayılması önünde engel oluşturmaya başlamışlardır. Bayram tatili sonrasında İstanbul Maçka Parkı’ndaki ADALET nöbetinin sona erdirilmesi ve en başta Gezi artçısı olma iddiasındaki yapıların buna direnç göstermemesi, CHP’nin peşine takılmaları bir dönüm noktasıdır.

Sahada meydana gelen çeşitli hareketlenmeler dışında, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin tek istikrarlı ve tutarlı eylemi olmayı sürdürüyor.

Nereye kadar?

Bu soruyu sormak gerekiyor, çünkü Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı kaybediyoruz.

Sorumsuzluğun damgasını vurduğu açlık grevini sonlandırma çağrılarını teğet geçmelerini, haysiyet savaşlarını yaşarken sürdürmenin bir yolunu bulmalarını, hayatta kalmalarını diliyorum. 




› Yazdırılabilir Versiyon
› Orijinal Versiyon: http://www.bgst.org/tr/ulke-gundem/direni-devam-ederken

Paylaş:
E-bülten

BGST Aylık Bülten'e abone olmak için isim ve e-posta adresinizi bırakınız.

Tomtom Mahallesi, Kaymakam Reşat Bey Sok. 9/1 Beyoğlu - İstanbul / 0212 251 19 21

iletisim@bgst.org

BGST web sitesinde yayımlanan yazılar/çeviriler BGST sitesindeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının/çevireninin adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazı ve çevirilerin basılı ortamda kullanımı için yazar/çevirenin izni gereklidir.