Düşünce

Medya ve Yayıncılık


Bir Best-Seller: Yeşil

2009 Mayıs ayında Timaş Yayınları tarafından yayımlanan ve altbaşlığı "Savaşçı" olan "Yeşil" kısa sürede best-seller oldu ve yaz aylarında en çok okunan ilk on kitap arasına girmeyi başardı. Peki olası ticari kaygıları bir yana bırakırsak, AKP çizgisine paralel bir yayıncılık yapan ve Gülen cemaatine yakın olduğu söylenen Timaş Yayınları "Yeşil" ile ne anlatmak istiyordu?

"Yeşil: Savaşçı"' kitabının yazarı, Yeşil'in oğlu Murat Yıldırım. Cemalettin Emeç'in de röportaj yaparak kitaba katkıda bulunduğu söyleniyor. Ama kitabın esas olarak, güya babasını temize çıkarma derdindeki Murat Yıldırım'ın elinden çıkmadığı hemen anlaşılıyor. Belli ki kitabı bu konularda(!) deneyimli birileri hazırlamış.

"Yeşil" piyasaya çıktığında, gündemi ağırlıklı olarak Ergenekon davası ve darbeci yapılanmaların yediği haltlar işgal ediyordu. Ben de kitabın reklamını görünce bu derin ilişkileri "deşifre eden" bir başka kitabın daha yayımlandığı hissine kapıldım. Bunun yanı sıra, ikinci bir ihtimal olarak da, kitabın "gizli ve ilginç yönleriyle Yeşil" türünden daha çok bir çok-satar üretmek amacıyla piyasaya sürülmüş olabileceği aklıma geldi. Fakat o da ne? Kitap Yeşil'i, Güneydoğu'da teröre karşı savaşmış bir kahraman olarak işliyordu.

"Yeşil: Savaşçı"'ya göre, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım gerçek bir kahramandır. Terörle mücadelede, PKK'nın çok güçlendiği ve artık nizami savaş yöntemlerinin geçersiz kaldığı bir dönemde ortaya çıkmış, PKK itirafçılarından bir ekip oluşturmuş, tıpkı PKK'lılar gibi giyinmiş, onlar gibi dağlarda yaşamış ve gayri-nizami savaşı başarıyla yürütmüştür. Bu yönüyle Yeşil, Türkiye'nin bölünmesinin önüne geçen, biz geceleri rahat uyuyabilelim diye her şeyini terörle mücadeleye adayan, yüzlerce kez ölümü göze alan bir kahraman-savaşçıdır.

Bu haliyle Yeşil, abartıla abartıla bir Türk Rambosuna dönüştürülür. PKK yol keser ve "biz buradayız, hani devlet nerede?" diye propaganda yapar; o sarada arabada olan Yeşil silahını çekerek bütün PKK'lıları öldürür ve insanlara dönüp "işte, devlet burada!" der. Murat Yıldırım'ın babası, devletine en iyi şekilde hizmet edebilmek için her türlü önlemi almaktadır; hatta bu uğurda oğlunu feda etmeyi bile göze alır. Ankara'daki evlerinin önündeki arabasına binmeden önce her sabah oğluna, "git arabayı çalıştır, motor ısınsın" der. Oğlu sonradan anlamıştır ki aslında Yeşil bir bomba konulması ihtimaline karşı oğlunu önden göndermektedir. Peki bunu korktuğu veya oğlunu feda edecek kadar insanlıktan çıkmış biri olduğu için mi yapmaktadır? Hayır, O bunu devletinin kendisinden faydalanacağı süreyi uzatmak için yapar.

A. Öcalan Suriye'deyken, devletin ilgili kurumları bir ton patlayıcıyı yakınında patlatarak onu öldürme planı yapar (nitekim böyle bir suikast eylemi yapıldığı ve Öcalan'ın sağ kurtulduğu doğrudur). Yalnız şöyle küçük bir sorun vardır: Bir ton patlayıcıyı kim Ankara'dan Şam'a kadar taşımayı göze alabilecektir? Yeşil gönüllü olur ve C-4 yüklü kamyoneti Şam'a kadar götürür. Yine de Öcalan'ın suikastten sağ kurtulma ihtimali vardır. Yeşil işi garantiye almak için beline bomba bağlama ve Öcalan'a yaklaşıp kendini patlatma önerisi yapar. Devlet buna yanaşmaz. Sebebi, Öcalan'ı ortadan kaldırma amacıyla da olsa Yeşil gibi değerli bir elemanını kaybetmek istememesidir.

Kitapta Yeşil'in kahramanlığının yanı sıra bir başka tema daha işlenir: Terörle mücadele adı altında pek çok kişi kendi çıkarı için çalışmış, gayrimeşru işler yapmış, haraç almış, zengin olmuştur. Şimdi Yeşil çıkıp kendini savunamadığı için herkes kendi yaptığı "pis" işleri O'nun üzerine atmaktadır. Halbuki Yeşil, faili meçhul cinayetler dahil yaptığı her şeyi terörle mücadele için yapmış, kendi çıkarını asla düşünmemiş, "gayrimeşru" işlerden uzak durmuştur. Yıldırım ailesinin mütevazi yaşam düzeyi bunun en büyük kanıtıdır: Yeşil isteseydi, pekâlâ zengin olamaz mıydı!

Bu temize çıkarma uğraşları içinde, yazar(lar) "derin" ekipler arasındaki anlaşmazlıkları da özellikle gözler önüne sererler. Yeşil'in sonradan başka işlere de girip çıkan ve ülkücülüğü kullanan Abdullah Çatlı ve Susurluk ekibiyle de, gönlünü bir kadına kaptırıp işini ihmal eden Cem Ersever ekibiyle de arası iyi değildir.

Son olarak kitabı okumanın sağlam bir mide istediğini de söylemeliyim: Yeşil dağlara gitmekte ve PKK'lıların "kellesini almaktadır."

***

Baştaki sorumuza geri dönecek olursak, son dönemde Ergenekon örgütünü deşifre eden çok sayıda kitabı piyasaya süren, son olarak da araştırmacı gazeteci Ecevit Kılıç'ın "JİTEM" adlı kitabını yayımlayan Timaş Yayınları'ndan "Yeşil: Savaşçı" gibi bir infazcı güzellemesinin çıkmasını nasıl yorumlamalıyız?

Belki bu soruyu bir başka soruyla yanıtlayabiliriz: Ergenekon örgütü tasfiye edildikten sonra da Türkiye'de devletin gayri-nizami savaş yöntemlerine başvuran, muhaliflerle "rutinin dışına çıkarak" mücadele eden yapılanmalara ihtiyacı olmayacak mı? Özellikle de açılım çabalarına rağmen Kürt sorunu bütün yakıcılığıyla devam ederken ve devlet eliti, Ermenilere, Rumlara ve diğer azınlıklara yapılanlarla yüzleşmeye hiç de niyetli değilken? Eğer böyleyse, o zaman Ergenekon operasyonlarıyla oluşan havayı fazla abartmamakta ve "derin yapıları" bütünüyle mahkûm etmemekte fayda olabilir. Eğer "terörle mücadele"ye devam edilecekse Yeşillere her zaman ihtiyaç duyulacak demektir. Bu nedenle, mafyatik işlere bulaşmamış, devletin imkânlarını kendi çıkarı için kullanmamış, samimi "Şavaşçılar"ın imajını arada bir parlatmak gerekebilir. Ne de olsa böyle insanlar pek kolay yetişmiyor!

Bana kalırsa, "Yeşil: Savaşçı" adlı best-seller tam da bu amaca hizmet ediyor. Daha önce de, darbeci yapıları deşifre eden kitapların yanı sıra, derin devleti güzelleyen Türk milliyetçisi kitaplar da yayımlamış olan (Selman Kayabaşı'nın TEŞKİLAT: Devlet-i Ebed Müddet kitabı buna bir örnek olarak gösterilebilir) Timaş Yayınları'ndan böyle bir kitabın çıkması ise tesadüf gibi görünmüyor. Daha çok, kantarın topuzu kaçırmayıp terörle mücadele eden kişi ve kurumların imajını restore etme çabası olarak karşımıza çıkıyor.




› Yazdırılabilir Versiyon
› Orijinal Versiyon: http://www.bgst.org/tr/medya-ve-yayincilik/bir-best-seller-yesil

Paylaş:
E-bülten

BGST Aylık Bülten'e abone olmak için isim ve e-posta adresinizi bırakınız.

Tomtom Mahallesi, Kaymakam Reşat Bey Sok. 9/1 Beyoğlu - İstanbul / 0212 251 19 21

iletisim@bgst.org

BGST web sitesinde yayımlanan yazılar/çeviriler BGST sitesindeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının/çevireninin adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazı ve çevirilerin basılı ortamda kullanımı için yazar/çevirenin izni gereklidir.