Meme Kanseri İlacı Tamoxifen Kanser Nedeni1
Samuel S. Epstein, Barbara Seaman*, Ann Fonfa**
Çeviren: Orhan Akalın
SAĞLIKLI KADINLARA VERİLEN TAMOXİFEN OLDUKÇA GÜÇLÜ BİR KARACİĞER
KANSERİ NEDENİDİR
ABD GIDA VE İLAÇ İDARESİ (FDA), SAĞLIKLI KADINLARIN, ÇOK
KÂRLI OLAN BU İLAÇ İÇİN DENEME TAHTASI OLMALARINI ÖZENDİRİYOR
FDA DANIŞMA KOMİTESİ’NİN ZENECA’NIN SAĞLIKLI KADINLARDA MEME
KANSERİNİ ÖNLEMEK İÇİN TAMOXİFEN UYGULANMASI BAŞVURUSUNU REDDETMESİ
GEREKİR; TAMOXİFEN İSTENEN ETKİYE SAHİP DEĞİLDİR VE ÜSTELİK
TOKSİKTİR
FDA Onkolojik İlaçlar Danışma Komitesi, 2 Eylül’de, Zeneca
İlaç Şirketi’nin, “yüksek risk altındaki (sağlıklı) kadınlarda
meme kanserini önleyen” tamoxifen’e onay almak için yaptığı
yeni ilaç başvurusu hakkındaki kararını açıklayacak. Tamoxifen’in
meme kanserini önleyebileceğine dair iddialar, Ulusal Kanser
Enstitüsü’nün (NCI) 6 Nisan 1998 tarihli ön raporunu temel almaktadır.
Bilimsel bir yayınla desteklenmemiş olan bu rapor, “yüksek meme
kanseri riski” taşıyan 60 yaşın üzerindeki kadınların da içinde
bulunduğu 13.000 kadar sağlıklı kadına gelişigüzel bir şekilde
tamoxifen ya da bir teselli ilacının (placebo, kontrol grubuna
verilen, etkin madde içermeyen preparat) verildiği kısa süreli
bir denemeye dayanmaktadır. Raporun diğer ayrıntıları hâlâ bilim
topluluğuna ve halka açıklanmamıştır. Deneme, tamoxifen verilen
yaş gruplarının tümünde meme kanserinin daha az görülmesi üzerine
erken sonlandırılmıştır. Ne var ki, meme kanserinin yüzde 1,7
azaldığının görüldüğü menopoz-sonrasındaki kadınlarda, rahim
kanseri ve akciğer embolisi gibi ciddi ve bazen de ölümcül olan
komplikasyonlar görülmüştür. Bu ciddi komplikasyonlar, rahmi
alınmamış kadınlarda yüzde 2,2 oranında daha fazladır. Denemenin
kısa olması, daha uzun sürede ortaya çıkan diğer ciddi sağlık
risklerinin tanınmasına engel olmuştur. Tamoxifenin oldukça
güçlü bir kanserojen olduğu; farelerde, kan seviyelerine göre
eşdeğer düşük dozlarda verildiğinde karaciğer kanserine yol
açtığı gerçeği, üstünde önemle durulması gereken bir konudur.
Denemede yer alan kadınların bu risklerle ilgili açık kanıtlar
konusunda bilgilendirilmemiş olmaları rahatsız edicidir. Meme
kanserini önlemek için tamoxifen uygulanan kadınlarda bildirilen
bir karaciğer kanserine rastlanmaması, bu tedaviyi beş yıldan
fazla gören ve yirmi yıl süreyle izlenen (karaciğer kanserinin
bundan daha kısa sürede gelişme ihtimali zayıftır) kadın sayısının
görece az sayıda olması nedeniyle güven uyandıran bir sonuç
değildir. Ayrıca, tamoxifenin meme kanserinin görülme oranlarını
azalttığı mı yoksa tespit edilmeyen küçük tümörleri iyileştirmek
suretiyle sadece başlamasını mı geciktirdiğine dair ciddi sorular
vardır. Aslında, oldukça prestijli bir dergi olan The Lancet’in
11 Eylül 1998 tarihli sayısında yayınlanan, Avrupa’da yapılan
iki deneme hakkındaki iki ayrı makalede, tamoxifenin meme kanserini
önlediğine dair hiçbir kanıt bildirilmemektedir.
Dr. Epstein’ın 17 Ağustos tarihinde yazılan ve 2 Eylül Danışma
Komitesi oturumunda okunacak olan ifadesinde şu sonuca varılmaktadır:
"NCI'nın tamoxifenin meme kanserini önlediğine dair 6 Nisan
tarihli ön raporu, tamamlanmamış olmasının yanı sıra bir bilim
dergisinde de yayınlanmamıştır. Danışma Komitesi, Zeneca’nın
Yeni İlaç Başvurusu’nun uygunluğunu değerlendirirken, firmanın
kamu (NCI) tarafından finanse edilen araştırmanın verilerini
tam olarak açıklamamış olmasını da göz önünde bulundurmalıdır.
Bunun yanı sıra, kemo-önlemeye dair iddia edilen kanıtlara,
müteakip iki bilimsel yayında itibar edilmemiştir. Kısa sürede
ortaya çıkan ve insan hayatını tehdit eden komplikasyonlara
dair iyi belgelenmiş kanıtlar ve gecikmeli olarak ortaya çıkan
ölümcül komplikasyon riskleri (buna dair kanıtlar NCI tarafından
önemsiz gösterilmekte ve örtbas edilmektedir) büyük bir endişe
kaynağıdır. Bu bilimsel ve etik hususlar dikkate alındığında
Danışma Komitesi’nin Zeneca’nın Yeni İlaç Başvurusu’nu reddetmesi
icap etmektedir."
Son olarak, Zeneca’nın her yıl ekim ayında düzenlenen Ulusal
Meme Kanseri Farkındalık Ayı kampanyasını finanse ettiği ve
denetlediği de göz önünde bulundurulduğunda, Yeni İlaç Başvurusu
hakkında başka ciddi sorular da gündeme gelmektedir. Bu kampanya,
kadınları, menopoz öncesindeki kadınlarda ne kadar etkili bir
yöntem olduğu tartışmalı olan ve üstelik riskler barındıran
mamografi çektirmeye yöneltmektedir. Kampanyada, güvenli ve
etkin olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış ve meme kanseri risklerini
azaltacak olan yöntemlerden ise hiç bahsedilmemektedir. Bu yöntemler
arasında doğum kontrol haplarının erken ve uzun süreli kullanımından,
obezlik ve hareketsizlikten ve kanserojenik ve östrojenik endüstriyel
kimyasallarla kirlenmiş yağlı ve sütlü yiyeceklerden kaçınmak
da vardır. Bunların göz ardı edilmesi, Zeneca’nın, “yüksek risk”
grubuna giren ABD’deki 30 milyon kadına kemo-önleme iddiasıyla
tamoxifen uygulanmasının onaylanması doğrultusunda kamu politikalarını
etkileme çabalarına yarar sağlayacaktır.
Notlar:
1 Samuel S. Epstein, Barbara Seaman ve Ann Fonfa’nın 1 Eylül 1998 tarihli basın açıklaması.
* National Women's Health Network’ün kurucusudur.
** The Annie Appleseed Project’in
kurucusudur.