Anayasa Platformu Ulusal Anayasa Çalıştayı
Yaklaşık 40 milyon kişiyi temsil eden 83 sivil toplum kuruluşundan
250 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen 'Anayasa Platformu Ulusal Anayasa
Çalıştayı'nda 36 ilke belirlendi. Sekiz başlık altında tespit edilen ilkeler
arasında 'kadınlara pozitif ayrımcılık', 'kamu çalışanlarına toplu sözleşmeli,
grevli sendika hakkı', 'iki turlu dar bölge seçim sistemi', 'İki meclisli
yasama organı', 'sivil toplum örgütlerinin TBMM'ye tasarı sunabilmesi'
gibi öneriler de var.
Anayasa Platformu Ulusal Çalıştayı'nın 'Sonuç Raporu Özeti'nin tam
metni şöyle:
8-9 Aralık 2007 tarihlerinde, 'Anayasa Platformu Girişimi' tarafından
Ankara'da düzenlenen 'Ulusal Çalıştay'da Arama Konferansı ortak akıl üretme
sistematiği ile katılımcılar ortak sonuçlara ulaşmışlardır.
Gruplarda ve toplu tartışmalarda ayrıntılı biçimde ele alınan konuların
bir kısmında farklı görüşler dile getirilmiş olsa da aşağıda örneklenen
ilkelerde ortak aklın ortaya çıktığı söylenebilir. Ortak akıl mutabakat
anlamına gelmemelidir. Ulusal Çalıştay'ın temel amacı, anayasa yapım sürecine
sivil toplumun katılım ve katkısını sağlamaktır.
Ulusal Çalıştay'ın içeriği iki temel kabul üzerine şekillenmiştir.
'Anayasa Platformu', Anayasamızın değiştirilemez hükümlerinde ifadesini
bulan Cumhuriyet'in temel niteliklerini ve 1995 yılından beri AB uyum
süreci çerçevesinde yapılan anayasa değişikliği ile benimsenen evrensel
insan hakları standartlarını kazanım saymıştır. Bir başka ifadeyle, 'Platform'
bu konularda 'geri adım' sayılabilecek tartışmaların anayasa yapım sürecine
olumlu katkı sağlamayacağı düşüncesinden hareket etmiştir. Bu iki kabulün
katılımcılar tarafından da büyük çoğunlukla teyit edildiği gözlenmiştir.
Ortak sonuçlar şu başlıklar altında özetlenebilir:
1. Anayasa bireyi esas alan bir anlayışla kaleme alınmalıdır.
2. 'Eşitlik' ilkesine ilişkin sonuçlar:
a. Tüm vatandaşlar kanun önünde eşittir hükmü anayasada muhafaza edilmelidir,
hiçbir gerekçeyle ayrımcılık yapılmamalıdır.
b. Engellilerin, yaşlıların, gençlerin ve çocukların hakları bu konudaki
uluslararası sözleşmeler uyarınca öncelikli olarak korunmalı, güvence
altına alınmalıdır.
c. Kadın-erkek eşitliğinin uygulamada da hayata geçirilmesini sağlayacak
anayasal tedbirler alınmalıdır. Özellikle kadınlar açısından sosyal ve
siyasi alanda 'pozitif ayrımcılık' ilkesinin etkin uygulanmasını sağlayacak
anayasal düzenlemeler yapılmalıdır.
3. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin sonuçlar:
a. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin kısıtlamalar net tanımlamalarla
yapılmalıdır.
b. Başta 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi' ve 'Birleşmiş Milletler
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi' olmak üzere Türkiye'nin taraf olduğu
sözleşmelerin hükümlerine aykırı kısıtlama yapılmamalıdır.
c. Düşünce, ifade ve basın özgürlükleri etkin biçimde teminat altına
alınmalıdır.
d. Okul öncesi ve 12 yıllık temel eğitim zorunlu olmalıdır. Herkes
bu haktan eşit ve ücretsiz yararlanmalıdır. Bu hak ebeveynler dahil kimse
tarafından engellenememelidir.
e. Kamu çalışanlarının toplusözleşmeli, grevli, sendikal hakları tanınmalıdır.
f. Sosyal devletin gereği sosyal güvenlik hakkı çalışanlara eşit biçimde
sağlanmalıdır.
g. Sürdürülebilir bir çevrede yaşama hakkı ile canlı ve cansız varlıkların
'sürdürülebilir yaşamı' güvence altına alınmalıdır.
4. Seçme, seçilme hakkı ve siyasi partilere ilişkin sonuçlar:
a. Seçmenle temsilcileri arasındaki bağların güçlendirilmesini sağlayacak
tedbirler alınmalıdır. (Bu amaçla, iki turlu dar bölge seçim sistemi düşünülebilir).
b. Mevcut seçim sistemi korunacaksa ülke barajı temsilde adaleti sağlayacak
şekilde yeniden düzenlenmelidir.
c. Anayasada; 'demokratik devlet' ilkesinin tam anlamıyla uygulanmasını
ve siyasi katılımın bireyler ve sivil toplum örgütleri düzeyinde teşvik
edilip artırılmasını sağlayacak hükümlere yer verilmelidir.
d. Kamu çalışanı siyaset yapabilmelidir.
e. Siyasi partilerde demokratik işleyiş anayasal güvence altına alınmalı,
partilerin finansmanı şeffaflaştırılmalıdır.
5. Yasama ve yürütmenin yapısı, işleyişi ve yetkilerine ilişkin sonuçlar:
a. Kuvvetler ayrılığı ilkesi, yasama ve yürütme organları arasındaki
ilişkilerde bir tarafın diğerine üstünlüğünü engelleyecek biçimde yeniden
tanımlanmalıdır.
b. Yasama organının iki meclisli olarak yeniden düzenlenmesi düşünülebilir.
c. Kürsü dokunulmazlığı hariç milletvekili dokunulmazlığı kaldırılmalıdır.
d. Cumhurbaşkanının yetkileri sınırlandırılmalıdır.
e. Yerel yönetimler güçlendirilmeli; aynı ölçüde 'hesap sorulabilirliği',
'şeffaflığı' ve 'katılımcılığı' artırılmalıdır.
f. Üniversitelerin bilimsel, mali ve idari özerkliği sağlanmalıdır.
g. YÖK, RTÜK, Rekabet Kurulu, BDDK, EPDK ve benzeri düzenleyici ve
denetleyici kurumlar anayasal güvence altında bütünüyle özerk bir yapıya
kavuşturulmalıdır.
6. Yargının yapısı ve işleyişiyle 'Hukuk Devleti' ilkesine ilişkin
sonuçlar:
a. Yargı bağımsızlığı için hâkimlik teminatı anayasada muhafaza edilmelidir.
b. Hâkim ve savcılara ilişkin mesleğe alınma, denetim ve özlük konularının
'Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu' tarafından yürütülmesi sağlanmalıdır.
c. Yargı bağımsızlığı tam olarak sağlanmalı, Hâkim ve Savcılar Yüksek
Kurulu'na siyasi müdahale olmamalı, kurul üyeleri hâkim ve savcılar tarafından
seçilmelidir.
d. Yargılamada ayrıcalık kaldırılmalıdır.
e. 'İddia' ve 'Savunma' makamlarının eşit konumlanması sağlanmalı;
Anayasaya 'Savunma bağımsızdır ve yargının kurucu unsurudur' hükmü konularak
savunma makamı anayasal güvenceye alınmalıdır.
f. İdari yargıda birlik sağlanmalıdır.
g. İdarenin bütün işlem ve eylemleri istisnasız yargı denetimine tabi
olmalıdır.
h. 'Kamu Denetçiliği' (Ombudsperson) anayasal bir kurum haline getirilmelidir.
7. Meclise tasarı sunma ve kanunların anayasaya aykırılığı iddiası
ile Anayasa Mahkemesi'ne başvurma hakkı, yerel yönetimler, sivil toplum
kuruluşlarına tanınmalıdır.
8. Anayasanın ekonomik boyutuna ilişkin sonuçlar:
a. Ekonomik istikrarı ve iyi işleyen bir piyasa mekanizmasını esas
alan bir ekonomik model 'Sosyal Devlet' ilkesi de gözetilerek anayasada
düzenlenmelidir.
b. Tarım, sanayi, ticaret ve hizmet sektörlerinde piyasaların yetersiz
kaldığı veya bölgesel dengesizliklerin baş gösterdiği hallerde, etkin
devlet yardımları sisteminin hayata geçirilmesi için devletin gerekli
önlemleri alması anayasal güvence altına alınmalıdır.
c. 'Ekonomik Sosyal Konsey' anayasal bir kurum haline getirilmelidir.
d. Kamu kaynağı kullanılan bütün bütçeler hesap sorulabilirlik esasına
dayanılarak, şeffaf ve denetime açık olmalıdır.
Radikal gazetesinden alınmıştır. Orijinal
habere ulaşmak için
tıklayınız.