Yol Haritası Aldatmacası
Alexander Cocburn
1 Haziran 2003
Çeviren: Gökhan Gökçen
Ortadoğu’da barışa götüren “yol haritası”nın kaderinin ne olacağını dert ederek vaktinizi hiç boşa harcamayın. Nixon zamanında tasarlanan Roger Planı gibi eski müze eserlerine kadar uzanan, yıllardır ortaya atılan önceki yalan dolanların çizgisini takip eden bir aldatmaca.
Reçete değişmiyor. Filistinlilerden; İsrail’in insanlar, çocuklar, evler, topraklar, ekinler, su, ağaçlar, hayvanlar, yollar, okullar, üniversiteler, mezarlıklar ve kamu binalarına şiddetli saldırılarına karşı direncin bütün biçimlerini hemen terk edeceklerine dair güvence vermeleri bekleniyor.
Buna karşılık İsrail, yolda bir kaç yıl ilerledikten sonra İsrail hükümeti’nin daha tahsis edilmemiş küçücük bir bölgenin bir Filistin devletçiği olarak resmen onaylanması olasılığının ana hatlarını düşünmeye başlayacağını kabul ediyor.
A.B.D.’deki politikacılar ve görüş oluşturanlar içindeki engin İsrail lobisinin, İsrail’in cesaretini destekleyen korosu yardımıyla, İsrail, Sam Amca’dan bir kaç ekstra milyar daha tırtıklıyor ve Filistinlililerin hayatını cehenneme çeviren günü kurtaran faaliyetlerine devam ediyor.
Ciddi ciddi, Ariel Sharon’un şimdi Yahudi yerleşimcilerin ikamet ettiği tek bir metrekareden vazgeçeceğine inanmamız mı gerekiyor? Bütün hayatını, Filistinlileri kutsal bir şekilde kurulduğunu düşündüğü Büyük İsrail’den uzaklaştırmaya çalışarak geçirmiş bir adamdan bahsediyoruz.
Ve aynı şekilde, burada yani A.B.D.’de bulunan İsrail’in lobi gruplarının, özellikle AIPAC’ın * birdenbire kalbinin değiştiğine ve şimdi güçlü küçük Filistin devletini kucaklayacağına inanmamız mı gerekiyor? Tabii ki öyle değil. Eğer kaçınabilse, AIPAC Bush ile kafa kafaya yol haritasını takip etmek için yanıp tutuşmuyor. Böylece kendi retoriğinin sesini kıstı. Aynı zamanda, yol haritasının artık bir “ilkeler deklarasyonu” saygınlığına yükselmiş olan, geçen sene 24 Hairan’da George Bush’un konuşması çerçevesinde ısrar etmeleri için kongredeki yaratıklarına baskı yapıyorlar.
Bahsedilen 24 Haziran konuşması o zamanlar sanki Sharon tarafından kaleme alınmış gibiydi ve ve belki de öyleydi. Filistinlilerin istekleri öyle çok sınırlama ve uyarı ile engelleniyordu ki, yakın gelecekte hiç bir zaman Filistin ulusal bayrağının, suyu olmayan, sadece İsrailli yerleşimciler ve IDF’nin ** kullanabildiği karayollarıyla çevrili bir kaç futbol sahasından daha büyük olmayan moloz yığınları dışında hiç bir arazide dalgalanmayacağı konusunda A.B.D. hükümetini bağlayıcı (sanki yeni bir taneye ihtiyaç varmış gibi) bir garanti gibiydi.
Varsayılan Filistin varlığı için, Lantos ve diğer bir kaç kongre üyesi –ki maaş çeklerini Tel Aviv’den alıyor olmalılar- tarafından hazırlanan “yardım paketi” de benzer uyarı ve koşullarla engellendi. Önemli Yahudi Organizasyonlarının Başkanları Örgütü’nün eski başkanı Mortimer Zuckerman, AIPAC’ın taktik cvıklığı ile planı dağıttı ve Hristiyan sağın sözcülerinin yaptığı gibi yol haritasının İsrail’e karşı bir nefret göstergesi olarak değerlendirdi ve kesin bir şekilde kınadı.
A.B.D.’nin “meşru ve uzun süreli yerleşim” ile kendi çıkarını koru mak zorunda olduğu ve dünya kamuoyuna ya da dünya kamuoyunun çoğunluğunun gerçekliği öğrenmeye başlaması ile Tony Blair gibilerine suspayı verdiği kinik görüşün ötesinde hala anlaşılmayan şey, Orta Doğu’da yıllardır ortaya atılan beyhude misyonlardan (En çok telaffuz edilenlerden sadece ikisini; Zımni Planı ve Tenet Planını hatırlıyor musunuz?) sonra niye birilerinin bu anlamsızlığa ciddi önem verdiği.
Ama saçmalık devam ediyor. Pazar gecesi sohbet programları ve editöryel sayfalar Sharon’un tarihi değişimi hakkında ciddi ukalalıklarla dolu. Eşdeğer zırvalıkları bulabilmek için, 1930’ların ortalarında New York Times’da saygıdeğer editörlerin; Hitler hakkında Avrupa’nın geleceğini kuracak vizyonu ile ilgili yazdıklarına bakmak gerekir.
Sonra neler olduğu açıktır. A.B.D. kongre üyeleri, AIPAC ve daha büyük İsrail yandaşı lobinin öldürücü terörüne maruz kalarak yaşıyorlar. Bu üyeler lobiye karşı gelenlerin akıbetini ve nasıl bir husumete düştüklerini canlı canlı görüyorlar; mesela en son Georgia Senatörü Cumhuriyetçi Cynthia McKinney’in başına gelenler. Lobi Filistinlilerin Ürdün’e ya da dünyanın herhangi bir yerine örneğin Dallas-Fort Worth havaalanının pistleri arasındaki alanlar gibi yerlere gönderildiğini görmek istiyorlar.
İsrail, kendi açısından, mevcut saldırı hızıyla işgal edilmiş topraklarda işe yara bütün araziye el koymasının bir kaç yıla kalmayacağını biliyor. Hepsi geçti, ve başka türlü davranmak her şey tasfiye edildiğinde İsrail ve A.B.D.‘nin kötü inancından korunmak için uzun bir ayine katılmaktır.
Notlar:
* AIPAC: American İsrail Public Affairs Committee: Amerikan İsrail Toplumsal Meseleler Komitesi. (ç.n.)
** IDF: İsraeli Defence Forces, İsrail Savunma Güçleri