Nükleer Oyunun Sonu
Mycle Schneider
29 Mart 2006
Çeviren: Senem Yıldız
Nükleer enerji tehlikeli, silahlarla bağlantılı, terörist
saldırıların hedefi olabilecek, pahalı, verimsiz, kullanımdan kalkmış,
düşüşte ve istenmeyen bir enerjidir. 20. yüzyıl nükleerciydi, 21. yüzyıl
enerji konusunda daha akıllı olacak!
Uluslararası nükleer lobisi “Endüstrimiz artık eskiden olduğu gibi savunmacı
bir düşünce yapısında değil. Tersine, nükleer canlanmadan en fazla çıkarı
sağlamalı ve hücüma geçmeliyiz” diyor son derece güvenle.[1]
Hangi nükleer canlanma? Nükleer enerji ne kadar uygun? Nükleer sektörü
kendi sorunlarını çözebilmiş mi? Tesisler güvenli hale getirilmiş ve yeni
bir Çernobil ihtimali tamamen ortadan kalkmış mı? Nükleer atıklar önümüzdeki
bin yıl için güvenle deponlanmış mı? Şimdi ve sonsuza dek, tüm harcamalar
karşılanabiliyor mu? Nükleer malzemenin kötüye kullanmak isteyenler tarafından
ele geçirilmesi imkansız mı? Nükleer enerji iklim değişikliğine engel
olabilir mi? İnsanlar nükleer enerji istiyor mu?
İşin doğrusu, nükleer endüstrisi tarihsel problemlerini hiçbir zaman
çözememiştir ve ortaya sürekli yeni problemler çıkmaktadır.
| Nükleer enerji TEHLİKELİ,
silahlarla bağlantılı, terörist saldırıların hedefi olabilecek, kirli,
pahalı, verimsiz, kullanımdan kalkmış, düşüşte ve istenmeyen bir enerjidir.
20. yüzyıl nükleerciydi, 21. yüzyıl enerji konusunda daha akıllı olacak! |
Sonsuza Dek Tehlikeli
Nükleer tesislerin %100 güvenli olduğunu iddia eden tek bir nükleer
taraftarı bile yoktur. 1986’daki Çernobil faciasından sonra birçok ülkede
onlarca kaza olmuş ve çok ciddi felaketlerin eşiğinden dönülmüştür.
Bu kazalar arasında şunlar sayılabilir:
- 1993, Rusya: yeniden işleme santralı Tomsk-7’de
oluşan bir patlama sonucu ciddi miktarda plütonyum ve radyoizotopları
çevreye yayılmıştır.
- 1995, Japonya: Monju’daki plütonyum yakıtlı hızlı
üretken reaktörde sodyum sızıntısı meydana gelmiş ve ardından yangın
çıkmıştır; reaktör o günden beri kapalıdır.
- 1998, Fransa: Fransa’nın Civaux’daki en yeni reaktöründe
saatte 30m3’lük bir soğutucu sızıntısı oluşmuş, sızıntı ancak 10 saat
sonra kontrol altına alınabilmiştir
- 1999, Japonya: Tokai’deki bir yakıt üretim santralinde
gerçekleşen tehlikeli kazanın sonucunda iki işçi hayatını kaybetmiş,
yüzlercesi de radyasyona maruz kalmıştır
- 2002, ABD: ABD’de Davis Besse reaktöründe, reaktörün
17 cm kalınlığındaki basınç kabında, çalışma basıncına dayanmak üzere
tasarlanmamış paslanmaz çelik kaplamaya kadar ulaşan 130-200 cm2’lik
bir delik bulunmuştur.
- 2003, Macaristan: 30 yanmış yakıt çubuğunun pekçoğu
bir temizleme tankında kırılarak, konteynerin dibinde 3.6 ton uranyum
parçası bırakmıştır; bu durum halen bir çözüme ulaştırılamamıştır
- 2005, Britanya: THORP yeniden işleme tesisinin
ayrıştırıcısında, içinde 22 ton uranyum ve 200 kg plütonyum barındıran
80m3’ten fazla nitrik asit sızıntısı, başlamasından sekiz ay sonra keşfedilmiştir,
tesis o günden beri kapalıdır.
Çernobil’i Hatırlıyor musunuz? Çernobil’i Unutmayın!
Çernobil nükleer santralinin dört numaralı ünitesinde gerçekleşen
patlamadan yirmi yıl sonra insanlar şaşırtıcı bir şekilde hala bu
felaketin korkunç sonuçlarından bihaber kalmaya devam ediyor.
- Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Çernobil’den yayılan toplam radyoaktivitenin,
Hiroşima ve Nagasaki’de atılan atom bombalarının yaydığı
toplam radyoaktiviteden 200 kat daha güçlü olduğunu
hesapladı
- 350,000 civarında insan fazlasıyla kirlenmiş bölgelerden
tahliye edildi. Ancak, 9500 kişi tahliyenin zorunlu olduğu bölgelerde
halen yaşamaya devam ediyor.
- 7 milyon küsur insan, bir şekilde Çernobil mağduru olarak
sınıflandırılıp özel aylık, emekli maaşı ve sağlık hizmetleri
almaya hak kazanmış durumda.
- Yalnızca Ukrayna’ya verilen ekonomik zararın toplamının 2015
yılı itibariyle 165 milyar avroyu geçeceği tahmin ediliyor.
- Belarus, Ukrayna ve Rusya’da kaza gerçekleştiği sırada
18 yaşın altında olanlarda, 2005 yılına kadar 4000 tiroid kanseri
vakası görüldü.
- Resmi raporlar ölümcül kanser vakalarının sayısını 9000 olarak
hesaplıyor. Bağımsız bilim adamları ise 30,000 ile 60,000 arasında
insanın Çernobil’in sebep olduğu kanser türlerinden öleceğini
tahmin ediyor.
- Çernobil kazasından dolayı kalıcı şekilde sakat kalan
insanların (ve çocuklarının) sayısı 1991 de 200’den 1997’de 64,500’e
ve 2001 de ise 91,000’e çıktı.
- Britanya’da, yani facianın kaynağından 2500 kilometre uzaklıkta,
374 koyun çiftliğinde, 200,000 koyun halen Ukrayna’daki reaktör
kazasının sebep olduğu kirlenme nedeniyle kısıtlamaya tabi
tutuluyor. Britanya’da kirlenen tarlalar 750 km2’nin üzerinde.
- Almanya, Avusturya, İtalya, İsveç, Finlandiya, Litvanya ve
Polonya’da yabani av hayvanları (domuz ve geyikler de dahil),
yabani mantarlar, çilekler, ve göllerdeki etobur balıklarda Sezyum-137
kirliliği hala kilogram başına birkaç bin bekerele ulaşmaktadır.
[2]
Avrupa Komisyonu yakın zamanda durumda bir değişiklik beklemiyor
ve belirtiyor [3] : “Belli bazı üye ülkelere uygulanan bir takım
gıda maddeleri üzerindeki kısıtlamaların önümüzdeki senelerde de
devam etmesi gerekmektedir.
Çernobil faciası devam edecek ve hiç kimse bu facianın insanlara
ve çevreye verdiği zararın boyutlarını tam anlamıyla öğrenemeyecek.
Ancak, şunu rahatlıkla söyleyebilecek kadar biliyoruz ki, böyle bir
facianın tekrarlanmasına sebebiyet verecek en ufak bir riski bile
kabul edemeyiz.
|
| Nükleer enerji tehlikeli,
SİLAHLARLA BAĞLANTILI, terörist
saldırıların hedefi olabilecek, kirli, pahalı, verimsiz, kullanımdan
kalkmış, düşüşte ve istenmeyen bir enerjidir. 20. yüzyıl nükleerciydi,
21. yüzyıl enerji konusunda daha akıllı olacak! |
Nükleer Reaktör ve Nükleer Bomba: Siyam İkizleri
Nükleer bilgi, elektrik üretmekte ya da nükleer patlayıcı maddeler
üretmekte kullanılabilir. Sivil ve askeri kullanımın birbirinden ayrı
olduğu aslı olmayan bir efsanedir. Pek çok ülke, başka ülkelerin “sivil
amaçlarla“ oluşturduğu teknolojiden yararlanarak bomba imal etmiştir.
Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) “ayrım yapmaksızın,
anlaşmaya üye tüm tarafların barışçıl amaçlarla nükleer enerji ile ilgili
araştırma yapması, nükleer enerji üretmesi ve kullanması hakkını vazgeçilemez
bir hak olarak“ garanti altına almaktadır. Uluslararası Atom Enerjisi
Ajansı (UAEA), silah üretimi ile bağlantılı bildirilmemiş etkinliklere
dair kanıt bulmadığı sürece, İran dahil tüm üye ülkelerin uranyum zenginleştirme
ve plütonyum ayrıştırma dahil nükleer teknolojilere erişim hakkı vardır.
NPT aslında “Nükleer Silahların Yayılması“ anlaşmasıdır ve UAEA da nükleer
teknoloji simsarlığı yapmaktadır.
| Nükleer enerji tehlikeli, silahlarla bağlantılı,
TERÖRİST SALDIRILARIN HEDEFİ OLABİLECEK,
kirli, pahalı, verimsiz, kullanımdan kalkmış, düşüşte ve istenmeyen
bir enerjidir. 20. yüzyıl nükleerciydi, 21. yüzyıl enerji konusunda
daha akıllı olacak! |
Teröristler için Mükemmel bir Hediye
Nükleer tesisler ve radyoaktif atık nakliyesi teröristler için ana
hedefleri oluşturmaktadır. Önemli miktarda plütonyum ya da yüksek oranda
zenginleştirilmiş uranyumun kaçırılması ve basit nükleer patlayıcı aygıtlarla
gerçekleştirilen inandırıcı bir tehdit herhangi bir demokrasiye şimdiye
dek örneği görülmemiş derecede meydan okuyabilir. Büyük bir yanmış yakıt
ya da plütonyum deposuna yapılacak güçlü bir saldırı kısa ve uzun vadede
ölümle sonuçlanan hastalıklara ve çevre kirliliğine sebebiyet vermekte
Çernobil faciasını solda sıfır bırakacaktir.
| Nükleer enerji tehlikeli, silahlarla bağlantılı,
terörist saldırıların hedefi olabilecek,
KİRLİ, pahalı, verimsiz, kullanımdan kalkmış, düşüşte ve
istenmeyen bir enerjidir. 20. yüzyıl nükleerciydi, 21. yüzyıl enerji
konusunda daha akıllı olacak! |
Madenden Atığa Değin Kirli
Nükleer yakıt “dönüşümü” aslı olmayan bir efsanedir. Nükleer sistem,
sürekli olarak artan bir şekilde, uranyum madenlerinden, yeniden işleme
denilen plütonyum ayrıştırma işlemine kadar olan her aşamada yüksek miktarda
atık ortaya çıkmasına neden olur - ki dünyada şimdiden yüzlerce milyon
ton atık birikimi oluşmuştur. Dünyadaki iki büyük plütonyum santrali,
Sellafield (İngiltere) ve La Hague (Fransa), yüksek miktarda radyoaktivite
yaymakta ve Avrupalılarda birikmiş toplam dozun %80’den fazlasının kaynağıdır.
Yüksek seviyede radyoaktivite yayan atıkların binlerce yıl boyunca güvenli
olarak depolanması için henüz bir çözüm bulunamamıştır.
| Nükleer enerji tehlikeli, silahlarla bağlantılı,
terörist saldırıların hedefi olabilecek, kirli,
PAHALI, verimsiz, kullanımdan
kalkmış, düşüşte ve istenmeyen bir enerjidir. 20. yüzyıl nükleerciydi,
21. yüzyıl enerji konusunda daha akıllı olacak! |
Özelleştirilmiş Karlar, Kamuya Maledilmiş Maliyetler
Nükleer enerjinin bir kilovat-saatinin toplam maliyeti büyük ihtimalle
hiçbir zaman bilinemeyecektir. Atık idaresi, tesislerin sökülmesi ve temizlik
masrafları sürekli artmakta olup, pekçok ülkede enerji üretiminden elde
edilen karlar özelleştirildiği halde maliyetlerin genellikle vergi mükellefleri
tarafından karşılanması beklenmektedir. Ancak, birçok uluslararası mali
değerlendirmeye göre, nükleer enerji açık farkla en pahalı enerji üretimidir.
Yeni nükleer enerjinin rekabetçi olabilmesi için, devlet tarafından sübvanse
edilmesi, özellikle de yüksek rakamlardaki mali ve ekonomik risklere karşı
garanti sağlanması şarttır. [4]
| Nükleer enerji tehlikeli, silahlarla bağlantılı,
terörist saldırıların hedefi olabilecek, kirli, pahalı,
VERİMSİZ, kullanımdan kalkmış,
düşüşte ve istenmeyen bir enerjidir. 20. yüzyıl nükleerciydi, 21.
yüzyıl enerji konusunda daha akıllı olacak! |
Nükleer Enerji Etkin bir İklim Değişimi Politikasına Zarar Verir
Nükleer enerjiye yatırılmış her kuruş boşa harcanmış paradır çünkü
aynı paranın enerji korumaya ve enerji verimliliğine yatırılmış olması
durumunda daha fazla sera gazı azaltımı sağlayabilir. Büyük ölçekli enerji
santralleri kapasite aşımına neden olmakta ve dolayısıyla yüksek şebeke
kayıplarına ek olarak tüketimi teşviğe ve elektrik sarfiyatına yol açmaktadır.
Petrol ve nükleer enerji arasında hiçbir bağlantı yoktur. Nükleer enerji
sürdürülemeyen enerjiye ve kaynak ithalatına olan bağımlılığı arttırmaktadır.
Çözüm, enerji hizmeti güvenliğidir.
| Nükleer enerji tehlikeli, silahlarla bağlantılı,
terörist saldırıların hedefi olabilecek, kirli, pahalı, verimsiz,
KULLANIMDAN KALKMIŞ, düşüşte ve
istenmeyen bir enerjidir. 20. yüzyıl nükleerciydi, 21. yüzyıl enerji
konusunda daha akıllı olacak! |
Merkezi Olmayan Yüksek Teknolojili Tesisler Çağdışı Teknolojiyi
Geride Bıraktı
Nükleer enerji eski bir teknolojidir. Şu an işlemekte olan birçok santral
1950ler ile 1970ler arasında tasarlanmıştır. Bugün, yüksek teknolojili,
merkezi sisteme bağlı olmayan kojenerasyon ve yenilenebilir enerji santrallari
nükleer enerjiyi şimdiden geride bırakmış, nükleer enerjinin 2002’deki
toplam kapasitesini ve 2005’deki yıllık üretimini aşmıştır. 2004’de nükleer
enerjinin net kapasitenin altı katı ve yıllık enerji üretiminin üç katı
daha fazla üretimde bulunmuşlardır.
| Nükleer enerji tehlikeli, silahlarla bağlantılı,
terörist saldırıların hedefi olabilecek, kirli, pahalı, verimsiz,
kullanımdan kalkmış, DÜŞÜŞTE ve
istenmeyen bir enerjidir. 20. yüzyıl nükleerciydi, 21. yüzyıl enerji
konusunda daha akıllı olacak! |
Enerji Arzını Güvenceye Almakta Çok Kısıtlı Bir Rol
Nükleer güç dünyadaki enerji hizmetlerinin yalnızca küçük bir kısmını
kapsamaktadır: AB’de ticari enerjinin %6’sını, dünyada ise %2 civarında
bir miktarını. Dünyanın en “nükleerleşmiş” ülkesi olan Fransa’da bile,
fosil yakıtları ticari enerjinin %70’ini karşılarken, nükleer enerji yalnızca
%17.5’ini karşılamaktadır. Nükleer enerji AB’yi enerji ithalatı açısından
daha bağımsız hale getirmiş değildir, çünkü nükleer yakıt üretimi için
gerekli olan uranyumun tamamını ithal etmek gerekmektedir.
Yeni Enerji Üretim Kapasitesinde Önemsiz bir Pazar Payı
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) listesinde “inşa aşamasında”
toplam 26 nükleer ünite vardır, ancak bunlardan dokuz tanesi listede 18
ile 30 yıl arası bir süredir inşa aşamasında diye yer almaktadır. AB’de
inşa aşamasında olan yalnızca bir reaktör vardır (Finlandiya’daki Olkiluoto-3).
Nükleer enerji, yeni elektrik üretimi kapasitesi açısından dünya pazarının
yüzde 1 ila 2’sini temsil etmektedir.
Süregiden Düşüş-Yeniden Canlanma İşareti Yok
Mart 2006’da, AB’ye üye 25 ülkede işlemekte olan 148 ünite bulunmaktadır,
bu sayı 1989 da ulaşılan en yüksek rakamdan 24 ünite daha azdır. Son 15
yıldır ilk defa, 2005 yılında sadece bir inşaat (Finlandiya’da) başlamış,
ancak, aynı yıl içinde iki unite (Almanya ve İsveç’te) kapatılmıştır.
Bu düşüş devam etmektedir.
Hızlı Yaşlanma – Yavaş Düşüş
Dünyadaki nükleer santraller hızla yaşlanmaktadır. 2015 yılına kadar
80 civarında ünite 40 yaşına varacaktır, 2025 de ise, 200 tane daha reaktör
kırk yıldır çalışır durumda olacaktır. Şu andaki işleme ömrünü (22 yıl)
ikiye katlamak mümkün olsa dahi, bu reaktörlerin 40 yaşında yenilenmeleri
için 2015'e kadar her bir buçuk ayda, 2015 ila 2025 yılları arasında ise
bir şebekeye yeni bir ünite bağlamak gerekmektedir. Nükleer enerji santrallerinin
en az on yıllık hazırlık aşaması gözönünde bulundurulduğunda böyle bir
planın gerçekleştirilmesi imkansızdır. 2025 yılına kadar Çin 20, diğer
ülkeler ise birkaç ilave ünite inşa etseler bile işlemekte olan nükleer
tesislerin sayısı düşmeye devam edecektir. İşleme ömrü ortalama 40 yılın
çok üstüne çıkarılsa bile, bu durum ciddi nükleer güvenlik sorununa yeni
bir boyut kazandıracaktır. Üstelik, 50 yaşındaki bir reaktörün "yeniden
canlanma" terimi ile ne derece bağdaştığı sorusunu da gündeme getirecektir.
| Nükleer enerji tehlikeli, silahlarla bağlantılı,
terörist saldırıların hedefi olabilecek, kirli, pahalı, verimsiz,
kullanımdan kalkmış, düşüşte ve İSTENMEYEN
bir enerjidir. 20. yüzyıl nükleerciydi, 21. yüzyıl enerji konusunda
daha akıllı olacak! |
İnsanlar Nükleer Enerjiye “Oldukça Karşı ya da Tamamen Karşı”
Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan en son ankete göre AB’ye üye
25 ülkede soru sorulan vatandaşların %55’i nükleer enerjiye oldukça ya
da tamamen karşı olduklarını ifade etmişlerdir. Daha çok nükleer enerji
talebinde bulunan siyasi liderler bu insanların görüşlerini hiçe saymaktadır.
İnsanlar, enerji koruma, ve enerji verimliliğine dayalı sürdürülebilir
bir enerji geleceği ve içinde nükleer olmayan yenilenebilir enerji istemektedir.
20. yüzyıl nükleerciydi, 21. yüzyıl enerji konusunda daha akıllı
olacak!
Notlar:
[1] Frank Deconinck, Avrupa Nükleer Derneği'nin Başkan, 13 Şubat 2006
[2] Yiyecek maddelerinde Sezyum-137 için AB limiti kilogram başına 600
bekereldir
[3] Andris Piebalgs, Avrupa Parlamentosu Üyesi Rebecca Harms'ın 4 Nisan
2005’de yönelttiği P-1234/05DE nolu soruya Avrupa Komisyonu'nun verdiği
yanıt.
[4] Örneğin bkz. Steve Thomas, The Economics of Nuclear Power, Heinrich-Böll-Vakfı
tarafından hazırlanan bir çalışma, Aralık 2005