Tanya Reinhart’ı Sevgiyle Anıyoruz...
Fahriye Dinçer
28.03.2007
Dilbilim alanında çalışanlar, Tanya Reinhart’ın bu
alana katkılarını yakından biliyor olabilirler. Akademide
sürdürdüğü çalışmalar, dilbilimin yanı sıra edebiyat
kuramı, medya ve propaganda dahil, toplumun aydınlanmasına
katkıda bulunacak çeşitli temel konuları da kapsamıştır.[1]
Bununla birlikte, Tanya Reinhart’ın taşıdığı aydın sorumluluğunu
daha iyi anlamak için akademik çalışmalarını sürdürdüğü
bilgi yapıları içinde geliştirdiği tavra ve bu tavrın
güncel politik süreçlerle ilişkisine de değinmek gerekir.
Akademi içinde faaliyet gösteren ve muhalif olma
iddiası taşıyan kişilerin bir kısmı çalışmalarını tarihsel,
coğrafi veya farklı nitelikleri açısından kendi konumlarını
fazla tehdit etmeyecek noktalarda tutmaya gayret ederler.
Tanya Reinhart ise dürüst ve samimi insanların yapması
gerektiği gibi öncelikle kendi devletini ve toplumunu
sorgulamaya başlamış ve bu sorgulamayı hem yazdıkları
hem de yaptıkları anlamında aktivist bir çerçevede de
sürdürmeye gayret etmiştir. İsrail-Filistin sorunu,
Tanya Reinhart’ın öğrencilik yıllarından bu yana dert
edindiği ve mücadele ettiği önemli gündemlerden biridir.[2]
Şiddet ve baskı altında yaşayan Filistinlilerin seslerini
sahiplenerek İsrail devletinin işlediği suçların üzerine
gitmesi, Tanya Reinhart için hem temel insan haklarının
savunulması, hem de vatandaşı olduğu İsrail devletinin
mevcut tavrına rağmen devleti ve İsrail toplumunu insani
sorumluluklarını yerine getirmeye zorlaması anlamına
gelmekteydi. Bir başka deyişle, İsrail’in başta Filistin
olmak üzere çevresindeki devletlere ve halklara karşı
tavrını eleştiren Tanya Reinhart, aynı zamanda İsrail
devletinin insan haklarına saygılı olması ve İsrail
toplumunun insani ve ahlaki değerlerinden feragat etmemesi
için çalışmıştır.
Dilbilim alanında yetkinleşmiş bir akademisyenin
güncel politik alanla bu derece iç içe geçen bir çaba
içinde bulunmasının aydın sorumluluğunun bir uzantısı
olarak değerlendirilmesi bazılarınca yadırganabilir.
Nitekim 2002’den bu yana gündemde bulunan ve Tanya Reinhart
dahil az sayıda İsrailli akademisyenin desteklediği
İsrail’e dönük akademik boykot, birçok akademisyen tarafından
ifade özgürlüğünün kısıtlanması olarak yorumlanmıştır.
Tanya Reinhart’ın bu yaklaşım karşısındaki yanıtı yalındır;
ama akademinin unuttuğu bir sorumluluğu hatırlatır niteliktedir:[3]
Akademinin geleneksel ruhuna göre aydın sorumluluğu,
ahlaki ilkelerin korunmasını gerektirir. Tanya Reinhart,
bilim ve siyasetin birbirinden soyutlanması gerektiğini
savunan ve İsrail akademisinin barış içinde yaşamayı
sürdürdüğünü ifade eden akademisyenlere, aslında otuz
küsur yıldır yanı başlarında süregiden işgali nasıl
göz ardı edilebildiklerini sormaktadır. Filistin üniversitelerinin
kapatılması karşısında İsrail üniversitelerinin senatolarında
herhangi bir zorlayıcı kararın alınmaması, vb. konular
da bu sorgulamaya dahildir. Tanya Reinhart İsrailli
akademisyenlerin hayatlarını yan yana sürdürdükleri
daha geniş bir kesimle birlikte ifade özgürlüğünü kazanabilmesinin
koşullarını, yani gerçek bir ifade özgürlüğünün temelini
sorgular. Bu anlamda da insan haklarının ve ahlaki ilkelerin
hat safhada ihlal edildiği koşullarda akademinin tarafsız
kalmakta ısrar etmesinin, aslında bu ihlali gerçekleştiren
tarafla işbirliği yapmasından başka bir anlama gelmediğini
vurgular.
Tanya Reinhart’ın hayatı boyunca bir insan hassasiyeti
ve bir aydın sorumluluğuyla yapmaya çalıştığı son derece
yalın şeyler, mevcut koşullar altında zahmetli bir yaşam
sürmesine neden oldu. Bu hassasiyet içinde sürdürdüğü
insan hakları mücadelesi, onurlu bir barıştan yana aldığı
tavır ve her an her koşulda barış ve adalet talebini
hayata geçirmek için verdiği mücadele değerini her zaman
koruyacaktır. Kendisini saygı ve sevgiyle hatırlayacağız.
Notlar :
[1] Tanya
Reinhart’ın kişisel sitesi, akademik geçmişi ve
dilbilimle ilgili akademik çalışmaları hakkında
bilgi vermektedir:
http://www.tau.ac.il/~reinhart/
Konuyla ilgili son kitabı Nisan 2006’da MIT Press
tarafından yayımlanmıştır: Interface Strategies:
Optimal and Costly Computations.
[2] İsrail-Filistin
sorunuyla ilgili bazı kitapları şunlardır: Israel/Palestine
How To End The War of 1948? (İsrail/Filistin:
1948 Savaşı Nasıl Sona Erdirilmeli?), Seven Stories
Press: 2002 (genişletilmiş 2. Baskı: 2005);
The Roadmap To Nowhere: Israel/Palestine Since 2003
(Hiçbir Yere Çıkmayan Yol Haritası: 2003’ten Bu
Yana İsrail/Filistin), Verso: Eylül 2006. Eric Hazan’ın
Counterpunch için Ekim 2006’da Tanya Reinhart’la
yeni kitabı hakkında yaptığı söyleşi için, bkz.:
http://www.bgst.org/keab/Reinhart20061113.asp.
Türkiye’de Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar
dergisinin Danışma Kurulu üyelerinden biri olan
Tanya Reinhart’ın bu dergi için yazdığı konuyla
ilgili bir başka makalesi için, bkz.: “Her Zaman
Kurban–İsrail’in Mevcut Savaşları,” Ekim 2006, No.1,
www.feministyaklasimlar.org.
[3] Tanya
Reinhart’ın boykot hakkındaki karşı çıkışlara yanıt
olarak yazdığı yazıya şu adresten ulaşılabilir:
“Why Academic Boycott?”
http://www.mediamonitors.net/tanya13.html. Yine
konu hakkındaki daha yakın tarihli bir yazısı için,
bkz.: “Why Us? (On the Akademic Boycott)”, Yediot
Aharanot, 4 Mayıs 2005. Makaleye şu adresten
de ulaşılabilir:
www.tau.ac.il/~reinhart/political/WHY%20US.doc