Yayınlar

Etiketler

İkarus ya da Bilimin Geleceği

Yunan Mitolojisi’nde İkarus, tüy ve tutkalla imal edilmiş kanatlar kullanarak uçarken, tedbirsizliği sonucu denize çakılır. ikarus’un sonu, bilginin ihtiras ve aşırı özgüvenle kullanılmasından doğacak felaketi temsil eder.

Bertrand Russell bu kitabında, politik ve ekonomik kurumların hâkimiyetini koruması halinde, bilim ve teknoloji alanında gözlenen gelişmelerin yaratacağı karanlık dünya hakkındaki korkularını paylaşır. Modern bilim insanlarının uçmayı öğrettiği toplumlar, tıpkı İkarus gibi felakete sürüklenebilirler. 

Bir yandan insanlığın mutluluğuna hizmet ederken bir yandan da muktedirlerin şeytani amaçlarını gerçekleştirmeleri için büyük olanaklar sağlayan bilim, insanlık için bir nimet mi yoksa bir lanet mi? Bertrand Russell bu sorunun yanıtını arayanlara çok önemli bir hatırlatmada bulunuyor: Bilim erdemin yerini alamaz; iyi bir yaşam için akıl kadar kalp de gereklidir. Kalbin olmadığı yerde bilim, insanı sadece daha akıllı bir şeytana dönüştürür.






İkarus ya da Bilimin Geleceği

Bertrand Russell, İkarus ya da Bilimin Geleceği adlı kısa kitabında kuşku dolu gözlerle yaklaşık yüzyıl öncesinden bizlere bakıyor ve kitabın hacmi ile ters orantılı bir soruyu cesurca ortaya atıyor: Bilim insanlık için bir nimet mi, yoksa bir lanet mi?

Bilimin sunduğu her olanağı daha yükseklere tırmanmanın bir aracı olarak görenler elbette bilimle laneti birlikte anmaya itiraz edebilirler. Öte yandan bu itirazın sahipleri, birbirinden önemli bilimsel gelişmelerin yaşandığı son çeyrek yüzyılda dünyamızın neden daha yaşanılır bir gezegene dönüşemediği sorusuna cevap vermekte güçlük çekebilirler.

Günümüzde bio-genetikten​ yapay zekaya kadar yapılan birçok çalışma türümüzün devamına mı yoksa yok oluşumuza mı zemin oluşturacak? Russell bu kitabında okura her fırsatta sakince  İkarus’un hazin sonunu hatırlatıyor. Ona göre, aşırı ihtiras ve öz güvenine yenilen İkarus gibi insanlık da, bilimin nimetlerinden faydalanarak daha yükseğe çıkmaya çalışırken balmumundan yapılma kanatlarının erimesi sonucu felakete sürüklenebilir. Zira tutku ve içgüdü yığını olan insanın mantıklı davranma olasılığı bir soru işareti.

Rusell’a göre iyi bir yaşam için bilim kadar erdem de, başka bir deyişle akıl kadar kalp de gerekiyor. Çünkü kalbin olmadığı yerde bilim, insanı sadece daha akıllı bir şeytana dönüştürüyor​.

Yazarın şüphesi, bilimin insanlığın mutluluğu yerine egemenlerin gücünü pekiştirmek için kullanılabileceğine odaklanıyor. Hiç de yersiz olmayan bu şüphe, bilim insanının​ toplumsal rolü üzerine verimli bir tartışmaya zemin oluşturuyor. 

E-bülten

BGST Aylık Bülten'e abone olmak için isim ve e-posta adresinizi bırakınız.

Tomtom Mahallesi, Kaymakam Reşat Bey Sok. 9/1 Beyoğlu - İstanbul / 0212 251 19 21

iletisim@bgst.org

BGST web sitesinde yayımlanan yazılar/çeviriler BGST sitesindeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının/çevireninin adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazı ve çevirilerin basılı ortamda kullanımı için yazar/çevirenin izni gereklidir.