Ekoloji

Halk Sağlığı


Nükleer Enerjinin Ölümcül Hastalığına Tanı Koyan Dahi Doktor

Yeni nükleer santraller inşa etmek için 50 milyar dolar kredi garantisi isteyen nükleer enerji sanayinin Kongre üzerinde baskı kurduğu şu günlerde, geçtiğimiz hafta 88 yaşındayken aramızdan ayrılan değerli bilim insanı Dr. John Gofman’ın uyarıları, her zamankinden daha büyük aciliyet taşıyor.

Tıp ve nükleer sahalarında, tarihin en saygıdeğer öncü kişiliklerden biri olan Gofman’ın araştırmaları henüz 1969’da, “normal” radyoaktif reaktör salımlarının yılda 32.000 Amerikalıyı öldürebileceğini göstermişti. O tarihlerde Gofman, Atom Enerjisi Komisyonu’nun (Atomic Energy Commission, AEK) baş tıbbi araştırmacısıydı. AEK’ye reaktör salımlarının köklü bir şekilde azaltılması gerektiğini söylemişti.

AEK, Gofman’dan bulgularını değiştirmesini talep etti ve o bunu kabul etmeyince de işine son verdi. O günden bu yana nükleer destekçileri, bıkıp usanmadan ve hatalı bir şekilde, Gofman’a ve bulgularına saldırmaya devam ettiler. Ama karşılarında maalesef, parlak ve kendisini işine adamış bir rakipleri vardı. Gofman hem müdanasızdı hem de dürüsttü. Onun bulguları, “çılgın” olarak adlandırdığı bu sanayiyi işin daha en başında durdurabilirdi.

Dr. John William Gofman, dünya çapında bir nükleer kimyacı olmasının yanı sıra, tarihin en önemli kalp uzmanlarından biriydi. Onun öncü araştırmaları, kolesterol hakkındaki modern kavrayışımızın gelişmesine, “iyi” yağ asitlerini “kötü” yağ asitlerinden ayırt etmemize yardımcı oldu. Gofman'ın şaşırtıcı tıbbi keşifleri, bugün diyet ve kalp hastalığı hakkında genel kabul gören bilgilerimizin temelini oluşturmaktadır. Gofman sadece bu alandaki çalışmaslarıyla bile zirvede yer almayı hak etmektedir.

Yaşamı boyunca arkadaş olduğu Linus Pauling ve George Wald gibi Nobel ödüllü bilim insanları, Gofman’ın emsalleridir. Fakat Gofman, aynı zamanda bir nükleer kimyacıydı. İlk atom bombalarının yapıldığı Manhattan Projesi’nin bir parçası olarak yürüttüğü öncü çalışmaları, plütonyumun ve bazı uranyum izotoplarının bulunmasına yardımcı oldu.

Ama kariyeri bir uygunsuz gerçek yüzünden zarar gördü: Nükleer santrallerin çok sayıda insanın ölümüne neden olacağını keşfedince, bu konu hakkında suskun kalmayı reddetti. University of California’da tam zamanlı profesör olan Gofman, hem nükleer hem de tıp sahalarındaki uzmanlığıyla, yeni gelişmekte olan nükleer enerji sanayini hem destekleyen hem de düzenleyen AEK’nin sağlık araştırmalarının yönetimi için en uygun adaydı. Reaktörlerin radyoaktif salımlarının sağlık üzerindeki etkileri hakkında çeşitli soruların yükselmeye başladığı bir dönemde Gofman’ın, sanayinin güvenli olduğunu kanıtlaması icap ediyordu.

Ama vardığı sonuçlar reaktörlerin ciddi birer katil olduğunu gösteriyordu. Gofman’ın benzersiz mesleki özgeçmişi bile onu, yapabileceği her yere reaktör dikmeye kararlı olan sanayinin gazabından korumaya yetmedi. Beraber çalıştığı Arthur Tamplin ile birlikte görevlerinden alındılar. Nükleer enerjinin öldürme potansiyelini ayrıntılarıyla açıkladıkları Poisoned Power (Zehir Saçan Enerji) kitabının ardından, korunması gereken dev yatırımları olan nükleer sanayi, Gofman ve Tamplin’e acımasızca saldırıldı.

Yaşananlar gösterdi ki, becerileri ne kadar yüksek ve yaptıkları araştırmalar ne kadar kusursuz olursa olsun, çalışmalarının sonuçları nükleer enerjiyle ilgili sorunlara işaret eden bilim insanları, onlarla mukayese edilebilecek hiçbir çalışma ortaya koyamayan nükleer sanayi şakşakçıları tarafından otomatik olarak itibarsızlaştırılacaklardır. Vefatında bile Gofman’ın bulgularına yönelik eski bayat saldırılar yeniden su yüzüne çıkarıldı. Fakat onun araştırmaları, radyasyonun insan sağlığına etkileri konusunda standartları belirlemeye devam etmektedir.

İnandığı şeyler için geleneksel sınırların dışına çıkma arzusu, onun kibar ama kararlı bir dava adamı, akıl hocası ve arkadaş olarak dürüstlüğü kadar kuvvetliydi. Gofman’ın en güçlü ve etkili şekilde sahneye çıktığı anlardan biri de, 1974’de, Massachussets’in Montague adlı küçük bir kasabasında sivil itaatsizlik yapan Sam Lovejoy’u savunmaya karar vermesiyledir.

Komünal bir organik çiftliğin üyesi olan Lovejoy, büyük bir ikiz nükleer reaktör kompleksi inşaatının habercisi olarak dikilen 150 metrelik bir hava gözlem kulesini elleriyle yıkmıştı. Gofman, Lovejoy lehine tanıklık yapmayı kabul etmiş ve mahkemede, yapılacak iki reaktörün yöre halkının sağlığı ve güvenliği için ölümcül bir tehdit oluşturacağını savunmuştu. Bu davada Lovejoy’un beraat etmesi, anti-nükleer hareketin yükselişinde önemli bir ana tekabül eder.

Gofman'ın yargı kararına temel oluşturan savunmaları, dünyanın dört bir tarafında [ç.n.: Türkiye’de değil] gösterilen ve ödül alan Lovejoy’s Nuclear War (Lovejoy’un Nükleer Savaşı, gmpfilms.com) adlı filmde izlenebilir. Yeni reaktör inşaatları için imtiyaz tasarılarıyla ilgili mücadelenin Kongre’yi kasıp kavurduğu bugünlerde, Gofman’ın sözlerini bir kez daha hatırlamakta fayda var:

"Nükleer santraller inşa etme kararı, tüm Dünyaya, canlılara ve gelecek nesillere karşı bir saygısızlık olacaktır… Neden Amerika Birleşik Devletleri’nin her şehrini, her köşesini, bu reaktörlerden binlerce inşa ederek risk altına sokmak istiyoruz? Aynı enerjiyi, güneşten çok kolay ve ekonomik bir şekilde elde edebiliriz.”

“Yüzlerce ton malzemenin 2760 santigrat derecede eriyeceğinden, etrafında su olduğundan, sudan hidrojen elde edileceğinden, hidrojenin patlamalı bir şekilde yanacağından, betondan toprağa doğru eriyeceğinden söz ederken [ç.n: atom reaktörü göbeğinin, radyoaktif sızıntıya neden olan aşırı ısı ile erimesi], birisi kalkıp da bunun çok uzağa gidemeyeceğini söylerse, ona şu cevabı veririm: Pek farklı çılgınlık biçimleri gördüm, ama bu türüne hiç rastlamadım.”

“Bu erimenin tehlikeleri hakkındaki sorular yanıtlanabilse bile bu, benim nükleer enerjiye karşı muhalefetimi bir an için bile etkilemezdi, çünkü [atom reaktörü göbeği] erisin ya da erimesin, astronomik miktarlarda ürettiğiniz nükleer atığı yüzde 99.99’dan daha mükemmel bir şekilde depolamak ve tecrit etmek zorundasınız. Üstelik bunu, savaşta ve barışta, insan hatasının, insan kastının, gerilla eylemlerinin, ekipman arızalarının, manyakların varlığında da başarmak zorundasınız. Bunu binlerce yıl boyunca,




› Yazdırılabilir Versiyon
› Orijinal Versiyon: http://www.bgst.org/tr/halk-sagligi-1/nukleer-enerjinin-olumcul-hastaligina-tani-koyan-dahi-doktor

Paylaş:
E-bülten

BGST Aylık Bülten'e abone olmak için isim ve e-posta adresinizi bırakınız.

Tomtom Mahallesi, Kaymakam Reşat Bey Sok. 9/1 Beyoğlu - İstanbul / 0212 251 19 21

iletisim@bgst.org

BGST web sitesinde yayımlanan yazılar/çeviriler BGST sitesindeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının/çevireninin adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazı ve çevirilerin basılı ortamda kullanımı için yazar/çevirenin izni gereklidir.