Dans

Fiziksel Aksiyondan Dansa (Newroz-Nevruz)(2004-2005)

Bu yazı Ağustos 2004-Mart 2005 arasında BGST Dansçıları tarafından yürütülen Newroz (Yeni Gün) Atölye Çalışması ile Fiziksel Aksiyon Eğitim çalışmalarının süreç, yöntem ve sonuçlarını aktarmak üzere kaleme alındı.


Kültür Sosyolojisi Açısından Nevruz Kavramı

Bu aktarım Mustafa Aksoy'un Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi'nin Şubat 1996 Sayı: 100'de basılan aynı adlı makalenin özeti niteliğindedir. Makale, 1990-95 yılları arasında Ağrı, Elazığ, Yazıhan, Adıyaman ve Siverek'in bazı köyleri ve ilçelerinde yapılan saha araştırmalarından elde edilen bilgilerden hareketle kaleme alınmıştır.

1)Nevruz Kavramının Etimolojisi

"Nevruz" kelimesi köken olarak Farsça. "Nev" yeni, "roz" ise gün anlamına geliyor.

Bununla birlikte Nevruz kavramı Azerbaycan, Başkurt Türkçesi, Kırgızistan, Özbekistan, Tataristari, Türkmenistari, Uygur Türkçesi, Rusça, ve Çuvaşistan'da novruz-noruz, navruz, novruz, noruz, növroz, naras ve nauras şeklinde kullanılıyor.

Kakioğlu ve Tori tarafından hazırlanan Türkçe-Kürtçe sözlüklere baktığımızda newroz kavramının "yeni yıl", "Mart'ın 21'ine rastlayan yılbaşı ve Kürt Ulusal Bayramı" anlamında kullanıldığını görüyoruz. Malmisanıj'ın hazırladığı Zazaca/Kürtçe sözlükte ise newroz'a yer verilmezken, new "dokuz", roz ise "gün, güneş" anlamlarında kullanılıyor.

Yezidiler'de "sarisal-ida sersale" adı verilen yeni yıl bayramı vardır. Nisan'ın ilk çarşambası kutlanır. Çarşamba Zerdüşt'ün doğum yıldönümü olduğu için özel bir gündür. Yezidiler üzerine çalışma yapan Sever'e göre, Serisal bayramı Yezidiler'in yaşadığı her köyde kutlanır. Sonraları bu bayram Nevruz adını alarak Mart ayında kutlanmaya başlamıştır. Yezidiler'in dini lideri Muaviye bin İsmail el Yezidi'ye göre, "Azda halkı Nevruz, yeni gün bayramını kutlar. Newruz ilkbaharda gece ve gündüzün birbirine eşit olduğu yeni yıl bayramıdır." Ancak hangi ayda kutlandığını söylemez.

Nevruz (Yegin, Devellioğlu ve Tuğlacı'nın hazırladığı) Türkçe sözlüklerde ise şu şekillerde tanımlanıyor: "Baharın ilk günü sayılan ve güneşin Hamel (kuzu) burcuna girdiği 22 Mart'a rastlayan gün. Bu tarihte gece ve gündüz eşit olur. İranlıların yılbaşıdır." "Yeni gün, güneşin koç burcuna girdiği gün olup Rumi Mart'ın dokuzuna rastlar. İlkbaharın başlangıcı ve celali takvimine göre yılbaşıdır." "Eski bir İran takvimine göre yeni yılın ve ilkbaharın başlangıç günü (22 Mart). Nevruz günü kırlara çıkılarak yapılan bayramı Celaleddin Melikşah'ın düzenlediği takvime göre yılbaşı sayılan gün. Türk musikisinin en eski makamlarından biri."

Kazak halkbilimci Karmıyşeva'ya göre nevruz, "tüm Orta Asya ve Doğu milletleri tarafından kutlanılan bir bayram, yeni yıl" demektir. Kırgız tarihçi Anvar Baytur, "Nevruz Bayramı, Kuzu yıldızının görünmesinden bir gün sonra Mart'ın 21. günü kutlanmaktadır" diye belirtiyor. Bunun sebebine gelince, "Kırgızların 12 müçal adını verdikleri takvime göre 21 Mart günü yeni yıl olarak kabul edilmekte ve büyük törenle kutlanmaktadır" diyor.

Bunların dışında, Afganistan ve İran gibi Farsça konuşan ülkeler ile yeni bağımsızlığını kazanan Türki Cumhuriyetler'de bahar bayramı olarak kutlanıyor. 1991 yılından itibaren de Kırgızistan ve Türkmenistan'da "21 Mart Nevruz Bayramı" resmi bayram olarak kutlanmaya başlamış. Eski Türkler ayrıca Hunlardan beri, ilkbahar ve güz aylarında bayram kutlarlardı. İlkbahar bayramına "örüs sara" (sürüleri otlatmaya çıkarma ayı) bayramı denir ve 9 Mayıs'ta yapılırdı. Güz bayramına ise "soğan sara" (ak ay) bayramı denir ve 28 Ağustos'ta yapılırdı.

Tüm bu yukarıdaki ifadelere göre "nevruz" daha çok, yılbaşı, yeni gün ve bahar anlamlarıyla İran, Orta Doğu ve Asya'yı çağrıştıran bir kavram olarak karşımıza çıkıyor.

Ancak nevruza bunların dışında (yani bahar bayramı yaklaşımının dışında) da anlamlar yüklenmiş durumda. Mustafa Aksoy bunları konuya ideolojik bakanlar ve dini açıdan bakanlar olarak sınıflandırıyor ve nihayetinde Nevruz kavramını incelemek için üçlü bir sınıflandırma öneriyor:

Bahar Bayramı Açısından bakanlar: Yukarıdaki atıfların çoğunda yer aldığı biçimiyle, Nevruzu Orta Asya ve Orta Doğu insanları tarafından kutlanan baharla ilgili bir bayram olarak görenler.

Dini açıdan bakanlar: Nevruzu Zerdüştlük ya da Hz. Ali ile ilişkilendirenler.

Konuya ideolojik bakanlar: Nevruza Kürtlerin bağımsızlıklarını kazandıkları gün ya da Türklerin Ergenekon'dan çıkış günü olarak bakanlar.

1) Nevruz'a Bahar Bayramı Yaklaşımı

Bu yaklaşımda Nevruz, tabiatla ilişkilendirilir. Kış mevsiminin bitmesi, çiftleşme/sevişme, bozkır hayatının yaklaşması, tabiatın dirilmesi, toprağın canlanması adına kutlanan bir bahar bayramı olarak tanımlanır.

2) Nevruz'a Dini Yaklaşım

Burada karşımıza Alevilik ve Zerdüştlük çıkar. Mustafa Aksoy'un saha araştırması yaptığı bölgede nevruz daha çok (Hz. Ali'nin doğduğu ve öldüğü gün olarak kabul ediliyor) Aleviler tarafından kutlanıyor. Silifke Tahtacıları ise 21 Mart'ı Hz. Hüseyin'in doğum günü olarak kabul ederler.

Nevruz'un Zerdüştlük ile ilişkisi ise, Zerdüştlük'te toprağa ve güneşe verilen önem aracılığıyla kuruluyor. İran devletinin ilk kurucusu Cemşid, Zerdüştlüğe inanıyordu. Bu dine göre "toprağa özenle ve gayretle ekenler onbin duayı tekrar edenlerden daha çok dinsel ödül hak kazanırlar." Bir anlayışa göre de Newruz Bayramı, Zerdüşt inancındaki Ahura-Mazda (Hürmüz) ile tanrı Angra-Mainyu'nun (Ahriman) mücadelesinde Hürmüzün savaşı kazanması sonucu, güneşin toprağı ısıttığı, tabiatı yeşillendirdiği ve bereketlendirdiği gündür.

Tüm bunlar ışığında Mustafa Aksoy şu önermede bulunur: "Nevruz, Fars-Zerdüşt kültüründen kaynaklanan bir bahar ve yılbaşı bayramı olup, kültürel etkileşim yoluyla çeşitli sosyal gruplara geçmiştir. Ayrıca kültürü belirleyen faktörlerin başında genelde din olduğu için, Zerdüştlük dinine yakın ya da heterodoks anlayışla dini inanca sahip sosyal gruplarda nevruz daha canlı şekilde görülmektedir. Günümüzde Zerdüştlük önemini yitirmiştir, fakat onun kalıntıları İran Şia'sında ve Anadolu Aleviliği'nde farklı biçimlere bürünerek devam etmektedir."

Ancak şunu da ekler: "Yezidiler'deki nevruz geleneğinin ortaya çıkarılmasının, konunun daha da şekillenmesine yardımcı olacağı inancındayız."

3) Nevruz'a İdeolojik Yaklaşım

Türklerin Ergenekon'dan çıkış günü iddiası: Bu iddiaya göre aslında Kürtler Türk boyundandır, demirci Kae-Gave de bir Türk yiğididir. Üstelik Oğuz Kağan destanındaki "Tömürdü Kağul"un bir varyantıdır. Dolayısıyla Türkiye'de Nevruzun Ergenekon Bayramı olduğunu savunanların başında gelen Ahmet Turan, Dehak/Dakak efsanesi ile Ergenekon destanı arasındaki benzerliklerden hareket eder. Abdülhaluk Çay da aynı mantıkla nevrozu Ergenekon'dan çıkış bayramı olarak kabul eder.

Aksoy'un yanıtı: "Her kavimde olduğu gibi Türkler'de de yaratılış efsanesi ya da yılbaşı saydıkları önemli gün ve aylar olabilir ve bunlar başka kavimlerin bayram günlerine de denk gelebilir. Fakat kimse bu benzerlikten hareketle kaynaklarının aynı olduğunu söyleyemez."

Kürtlerin bağımsızlık günü iddiası: Bu iddianın temel dayanağını Firdevsi'nin Şahname isimli eserinin birinci cildinde anlatılanlar oluşturmaktadır. Buna göre, İran'da Cemşid'in saltanatı sallanmaya başlar, Cemşid'e itaatten vazgeçen süvarileri yeni bir padişah bulmak umuduyla Dahhak'a giderler veonu İran'a padişah olarak kabul ederler. Dahhak'ın ahçıları, onun hastalığına çare olması için her gün iki genç erkeği öldürüp beyinlerini çıkarır ve yılanlara yiyecek yapar. Cemşid'in soyundan-memleketinden olan iki kişi saraya aşçı olarak girerler, iki gençten en azından birini kurtarmak için bir koyunun beynini çıkarıp öldürdükleri gencin beyni ile karıştırırlar. Ötekinin canını bağışlayarak "git, bir yerde gizlen, canını kurtar!" derler. Böylece her ay 30 genç canını kurtarır. Şahname'ye göre Kürt kavmi bunlardan türemiştir. Bir gün Dahhak halkı toplayarak kendisinin adalet konusunda kusur etmediğini halka anlatarak onların da kendisini onaylamasını ister. Bu esnada halk arasından biri (Demirci Gave), "Padişahım, ben adalet isteyen Gave'yim. Benim dünyada 18 oğlum vardı, şimdi ancak bir teki kaldı" diyerek kızgın şekilde padişahın huzurundan ayrılır. Bu esnada halk etrafını sarar, o da önündeki demirci önlüğünü – mor, kırmızı, sarı – mızrağına geçirerek halkı Feridun etrafında toplanmaya çağırır. Bu bölümden sonra eserde Kava'dan bahsedilmez. Feridun, Kudüs'e giderek Dahhak'ın sarayını ele geçirir, Dahhak'ı da esir alır.

Ardından Feridun, tahta geçer. Bu gün (16-21 Eylül) Mihrimah bayramı olarak kutlanagelmiştir. Nevruz'un kutlandığı 21-24 Mart ise Cemşid'in tahta çıktığı gün olarak kutlanır.

Yazarın vardığı sonuç: "Newroz, Dahhak ve Kawa olayı arasında bir ilişki yoktur. Nevruzun menşeini Cemşid ile Zerdüştlük olayının dışında aramak bilimsel değildir. Nevruz'un Kürtlük, Türklük veya Müslümanlıkla çok yakın bir ilişkisi bulunmamaktadır. Türkiye'de nevruzun çeşitli yerleşim yerlerinde az veya çok yoğunlukta kutlanması, İran kültürünün yakın çevresine etkisinden başka bir şey değildir. Diğer taraftan geleneksel ve toprağa bağlı her sosyal grupta toprakla ilgili en azından baharı, yeşilliği, bolluğu, bir de hasadı ve kış hazırlığını anlatan bayramlar vardır ya da olmuştur. Fakat bu durum, Demirci Kawa ya da Ergenekon destanı ile ilişki kurulmasına izin vermez."




› Yazdırılabilir Versiyon
› Orijinal Versiyon: http://www.bgst.org/tr/fiziksel-aksiyondan-dansa-newroz-nevruz2004-2005/kultur-sosyolojisi-acisindan-nevruz-kavrami

Paylaş:
E-bülten

BGST Aylık Bülten'e abone olmak için isim ve e-posta adresinizi bırakınız.

Tomtom Mahallesi, Kaymakam Reşat Bey Sok. 9/1 Beyoğlu - İstanbul / 0212 251 19 21

iletisim@bgst.org

BGST web sitesinde yayımlanan yazılar/çeviriler BGST sitesindeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının/çevireninin adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazı ve çevirilerin basılı ortamda kullanımı için yazar/çevirenin izni gereklidir.