Dans

Fiziksel Aksiyondan Dansa (2006)

BGST dans biriminde, daha önce 2004 yılında yapılan fiziksel aksiyondan dansa atölyesinin geliştirilmesi ve gruba yayılması hedefiyle Aralık 2006`da yeniden ele alındı.


Fiziksel Aksiyondan Dansa 2006 Çalışma Değerlendirmesi

BGST Dans Birimi, 2004 yılında yapılan Fiziksel Aksiyondan Dansa (FAD) atölyesini{{dipnot1}} geliştirmek ve gruba yaymak hedefiyle Aralık 2006-Ocak 2007 döneminde yeniden ele aldı. Bu yazıda sekiz hafta süren çalışmanın değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Çalışmaya başlama hedefleri, çalışma süreci ve raporu, tartışma noktaları ve çıkan sorunlar kısaca özetlenmeye çalışılacaktır.

Giriş:
Çalışmaya başlanmadan önce 2004 yılında yapılan FAD çalışmaları ile ilgili sorunlar tespit edildi. Bu sorunlar beş başlık altında toplanabilir:

1. Seçilen kimi eylemlerin ve verili koşulların komplike olması nedeniyle başlangıç düzeyindeki bir çalışma için uygun olmaması. Çalışmanın enerjisinin ve zamanının çoğunun ilk aşama için harcanması ve danslaştırma aşamasının araştırılmasına yeterli zamanın  ayrılamamış olması.
2. Fiziksel aksiyon (FA) cümlelerinin stilizasyon teknikleri eşliğinde çalışılması aşamasında, "seçilen stilizasyon tekniğinin dramaturjisinin" çoğu zaman es geçilmesi ve teknik bir algı içinden hareket edilmesi.  Böylece teknik açıdan bir danslaştırma elde edilmiş olmasına rağmen kimi zaman yola çıkılan fiziksel aksiyon cümlesi ve dramaturjisinden uzaklaşılmış olunması.
3. Oluşturulan yöntem ve ilkelerin birim geneline yayılmamış olması. 
4. Fiziksel eylem cümlelerinin "soyutlama" yoluyla danslaştırılması aşamasının (çıkan az sayıdaki örnek dışında) geliştirilmemiş ve soyutlama yönteminin sistematize edilememiş olması. 
5. FA cümlelerinin değerlendirilmesinde (değerlendirme kriterleri içinde yer almasına rağmen) "üslup-dramaturji" tartışmasına detaylı biçimde girilememesi. 
6. FA cümlelerinin bütünlüklü yapılara evrilecek biçimde montajlanmasını sağlayacak "olay örgüsü", kurgu veya temalar bağlamında önceden seçilerek çalışılmamış olması.

Bu tespitler ışığında 4 haftalık bir program ve 3 kişilik yürütücü bir grup oluşturuldu. İlk iki hafta, önceki atölye sürecinde yer almayan üyeler için uygulamalı bir şekilde 2004 FAD atölyesinin bütün grup tarafından  tekrarlanması planlandı. Sonraki 4 haftalık süreçte  ilk atölyeye dair  tespit edilen sorunların ortak bir tema eşliğinde yeniden araştırılması hedeflendi. Tema olarak, daha sonra sahneleme çalışmasında kullanılması düşünülen “Romanların yerinden edilmesi ve kriminalize edilmesi” teması seçildi. İlgili konuda yürüyen arka plan çalışmaları üyeler tarafından yapıldı. FAD atölye çalışmasının, doğrudan sahnelemeye dönük bir hedefi  olmasa da hemen sonrasında başlayacak sahneleme çalışmasına malzeme, birikim ve sahneleme önerileri oluşturması hedeflendi. 

2004 FAD atölyesinin hedefini kısaca şöyle tanımlayabiliriz: FA cümlelerinden hareketle farklı yöntemler ve aşamalar formüle ederek  bir dans sahnesi oluşturmak.

Yöntem ve Kriterler:
2004 yılındaki çalışmada formüle edildiği haliyle FAD yöntemi için aşamalar aşağıda özetlenmiştir:

1. Aşama: Verili durum ve alt metni net, FA parçasının oluşturulması. 
2. Aşama: Oluşturulan FA parçasının müzik ile icra edilmesi ve/veya stilizasyon teknikleri kullanılarak düzenlenmesi. 
3. Aşama: Dans figürleri kullanılarak, ya da seçilen bir jestin figürleştirilmesi. 
4. Aşama: Soyutlama

Değerlendirme kriterlerini hatırlatmak amacıyla kısaca özetlersek:

Hareket Analizi: a. icra edilen eylemdeki tüm hareket ve jestlerin verili koşula ve alt metne uygun olarak icra edilmesi b. kasların denetiminde sorun yaşanmaması c. hareketlerin aksiyonu imlemesi yerine onun mekanik bir taklidine dönüşmemesi d. klişe hareket ve jestlere yer verilmemesi.

Anlamlandırma: a. verili durumların iyi tasarlanması ve zengin bir imgesel tasarımın oluşturulması b. bir alt metin oluşturulması c. olmayan insan ve nesnelerin sahne üzerinde doğru tasarlanması c. iç aksiyonun verili koşul ve alt metinle uyumlu olması.

Ekonomi: a. jest ve mimik ekonomisine dikkat edilmesi b. fiziksel aksiyonun vurgusunu kaydıracak şekilde buluşlara ve esprilere izin verilmemesi.

Organizasyon: a. skor oluşturma ve koruma b. aşamalandırmanın doğru yapılması c. ritm-aksiyon ilişkisinde sorun yaşanmaması d. mizansen seçiminin seyreden dikkate alınarak yapılması.

Üslup ve Dramaturji: a. Cümleye ve eyleme dramaturjik bir yaklaşımın geliştirilmesi b. dramaturjik yaklaşımla sergilenen üslubun örtüşmesi c. tercih edilen üslubun cümle ve verili koşulla uyumlu olması.

Çalışma Süreci:
İlk iki hafta hatırlama ve tekrar olarak düşünülmüştü. Birebir tekrardan ziyade önceki atölyenin yeniden ele alınması hedeflendi. Çalışma notlarının tutulması ve web sitesi aracılığıyla kamu ile paylaşılması kararlaştırıldı. Tekrar çalışması önceki atölyede çalışılmış olan “yürüme”, “taş atma” ve “teselli  etme” eylemleri üzerinden yapıldı. Değerlendirmelerin önceki atölyede oluşturulmuş kriterler çerçevesinde çalışma sorumlularının moderatörlüğünde katılımcı bir biçimde yapılmasına gayret edildi. Uslüp ve dramaturji tartışmaları ile paralel olarak sahnelemeye dair öneriler oluştu ve sahneleme denemeleri yapıldı. 

Atölyenin hatırlanmasına dönük olarak yapılan iki çalıma sonucunda ortak bir tema belirlenerek örneklerin bu tema üzerinden oluşturulmasına karar verildi. Ortak tema olarak "Romanların yerinden edilmesi ve kriminalize edilmesi" teması seçildi.  Dört hafta olarak planlanan çalışma altı haftada tamamlandı. Katılımcılar tarafından 17 örnek hazırlandı. Beşi üzerinden çalışmaya devam edilmedi. İkinci aşamada bırakılan iki örnekten  biri için sahneleme denemesi yapıldı. Altı örnek için üçüncü aşama çalışıldı, altı haftalık sürecin sonunda bu örnekler nihai hallerini almadılar ancak sahnelemeye dair  belli ipuçları sundular.  Dört örneğin üçüncü aşaması tamamlandı ve bunlardan üçü için birer sahne parçası denemesi yapıldı. 
Bu örneklerden biri Folklor kulübünün gösterisinin bir sahnesi için esin kaynağı oluşturdu. 8 Mart’ta hazırlanmış bir dans-müzik gösterisinde iki örneğin imgesel tasarımından yararlanıldı. Bu çalışma sonrasında başlayan Çingene/Roman sahneleme çalışması bu çalışmada denenmiş bir sahneleme önerisi üzerine kurulmuştur.

Çalışmaların yürütülmesi için önhazırlık önemli bir yerde durmaktaydı. Çalışmalar, yapılan önhazırlıklar ile oluşturulan örnekler üzerinden gitti. Temel bir ilke olarak önhazırlıkların tamamen bireysel yapılmaması, dışarıdan bakan bir kişinin değerlendirmeleri ile düzeltildikten sonra çalışmaya getirilmesi benimsendi.

İlk çalışmada ortaya çıkan, çalışmaya önhazırlıksız katılma problemi çalışma sürecinde bir daha tekrarlanmadı. Örneklerin değerlendirilmesinin belirlenmiş kriterler çerçevesinde analitik bir şekilde yapılmaması sebebiyle bazı değerlendirmeler uzun sürdü. Bu sorun tespit edildikten sonra, atölye kriterleri üzerinden yapılan tartışmalar ile kişisel tercihlere dayanan değerlendirmelerin birbirinden ayrıştırılmasına gayret edildi. Her çalışma sonunda çalışma değerlendirmesi yapıldı ve tüm çalışmalarda not tutuldu. Çalışma notları için http://www.bgst.org/fiziksel-aksiyondan-dansa-2006 adresine bakınız.

Genel Değerlendirme:
Aralık 2006-Ocak 2007 döneminde yapılan sekiz hafta süren FAD çalışmasının genel olarak verimli geçtiği söylenebilir. Çalışma hedefleri çerçevesi ile bakıldığında;.

  •  Önceki FAD çalışmasında bir problem olarak tespit edildiği için eylemlerin ve verili koşulların seçiminde dikkatli davranıldı. Karmaşık tasarım sebebiyle çalışma ciddi şekilde aksamadı. Gelen bazı örneklerde karmaşık ya da tutarsız imgesel tasarımlar olduğunda sadeleştirmeye gidildi.
  • FA cümlelerinin danslaştırılması aşamasında hem stilizasyon tekniklerinin hem de yapılan mizansen ve koreografi denemeleri için uygulanan tekniğin dramaturjisine ve sahnede oluşan etkiye özellikle dikkat edildi ve çalışmaya olumlu etkisi oldu. Şekilci ve teknik buluşlarla da danslaştırmanın mümkün olduğu önceki FAD çalışmasında görülmüştü. Dramaturji ve sahneleme perspektifi ile bakıldığında uygulanan stilizasyon ya da koreografik denemenin, yola çıkılan FA cümlesi ve verili durumu ile tutarlı olması ve etkiyi güçlendirmesi önemli bir kriter olarak kondu. 

    Bazı örneklerde uygulanan stilizasyon ya da koreografik denemenin, yola çıkılan eylem ve verili durum ile uyuşmadığı ancak dramaturjik bütünlük ve yöntem açısından önaçıcı olduğuna karar verilerek eylem ve verili durumun değiştirilmesi ve bu yönden ilerlenmesi tercih edildi.
  •  Oluşturulan yöntem ve ilkelerin birim geneline yayılmasına, çalışmaların katılımcı bir şekilde işletilmesi gayret edildi. Katılımcıların değerlendirme ve tartışmalara katılması teşvik edildi. Atölye sürecinde kolektif bir deneyim ile kolektif bir birikimin oluştuğu tespit edilebilir. Ancak bu kolektif birikimin ne kadar sistematik olduğu ayrı bir tartışma konusudur. Örnek  değerlendirmelerinin genelde sınırlı sayıda katılımcı tarafından yapılması, değerlendirmelerin kimi zaman kriterler çerçevesi dışında yürütülmesi yöntem ve kriterlerinin gruba yayılmış olmasına rağmen tam anlamıyla içselleştirilemediğini göstermektedir.
  •  FA cümlelerinin "soyutlama" yoluyla danslaştırılması aşamasına hiç geçilemedi. Kimi örneklerde sezgisel olarak yakalanan bazı ipuçları olmakla beraber sistematik bir çalışma ve değerlendirme yapılamadı. Çalışma öncesi soyutlama aşamasını formüle etme açısından açılan tartışmalara bu yazının sonunda yer verilecek.
  • FA cümlelerinin değerlendirilmesinde  "üslup-dramaturji" tartışmasına detaylı biçimde girildi. Bu tartışmalar, genellikle örneğin nasıl bir sahneleme içinde yer alabileceği tartışmaları ile beraber yürüdü. Çalışmanın ortak bir tema çerçevesinde yürütülmesinin bu tartışmalardaki katkısı önemlidir. Her birinin üzerine pratik olarak gidilmemiş olsa da süreç içinde farklı sahneleme olasılıkları üzerine sık sık kafa yoruldu.

    Bunun en önemli sebebinin çalışma öncesi ve esnasında yürüyen arka plan okumalarının olduğunu söylemek yanlış olmaz.  Arka plan okuma çalışmaları üç şekilde yapıldı. Birincisi Çingeneler hakkında bilgilenme okumaları. Zaten çalışma için belirlenmiş olan ortak tema bu okumalar sayesinde belirlendi. İkinci olarak Sonia Moore’un  Stanislavski Sistemi adlı kitabi{{dipnot2}} okundu. Son olarak Tiyatro Boğaziçi’nin yürüttüğü çalışmalar takip edildi.http://www.bgst.org/atolyeler/fiziksel-aksiyondan-olay-orgusune FA’dan olay örgüsüne tartışması, Dans Biriminde yapılan çalışmadaki dramaturji ve sahneleme vurgusunu daha da belirginleştirdi.

    Dans Biriminin tarihine bakıldığında malzeme oluşturma konusunda sıkıntı yaşanmadığı ancak sahneleme konsepti oluşturma konusunda zorlanıldığı görülebilir. Bu yönden bakıldığında Dans Birimi açısından bu çalışma geliştirici olmuştur. Ancak, her ne kadar sahneleme ve koreografiye dair beyin jimnastiği yapılmış olsa da tiyatro alanında olay örgüsü, vukuat  ve  kurgu bağlamında yürütülen tartışmaların ve terimlerin dans alanında nasıl ele alınacağı konusunda cevaplanmamış sorular halen mevcut. Daha çok fikir ve denemeler düzeyinde kalan sahneleme ayağı ile ilgili nihai değerlendirmeyi bu çalışma sonrasında yapılacak Çingene/Roman sahneleme çalışması ve diğer sahneleme çalışmalarına bakarak yapmak gerekir. 
  • Çalışmanın önemli hedeflerinden biri de bu çalışmanın bir atölye biçiminde, ilgili çevre ve topluluklara taşınabilecek bir hale getirilmesi ve bir kadronun oluşması idi. Öncelikle kısa bir revizyon çalışması yapılarak,  FAD 2006 çalışmasında  oluşturulan örneklerin ve aktarılabilecek değerli tartışmaların atölye metnine eklenmesi  ve taşıyıcı  kadronun  oluşturulması gerekli.  Ancak bu yönde halihazırda yapılmış bir organizasyon yok. 

Örnekler üzerinden tartışma ve değerlendirmeler:

1. Aşama (FA) hakkında:
1. Aşama ile ilgili olarak üç noktadan bahsetmek gerekir; Temel oyunculuk problemleri, dramaturji sahneleme tartışmaları ve devam edilmeyen örnekler.

“Temel oyunculuk problemleri” derken enerjisizlik, iç aksiyonun eksikliği ve hareket analizine dair yaşanan problemler kastedilmektedir. Burada beklenti gelişkin bir oyunculuktan ziyade çok temel oyunculuk becerileridir. Uzun süre bu çalışmalardan uzak kalmış birim üyelerinde temel oyunculuk konusunda gerileme olduğu gözlemlendi.{{dipnot3}} Temel oyunculuk problemlerini iki başlıkta ele almak gerekiyor. Birincisi “iyi niyetli yetersizlik” olarak nitelenebilecek, yeni oyuncu-dansçılarda görülen icra problemleri. Katılımcıları teşvik etmek amacıyla bu tarz örnekler üzerine ek çalışmalar ile gidilmesi prensip olarak benimsendi. Ancak icrada enerjisizlik ve önhazırlıksızlık problemi olarak özetlenebilecek ikinci tür problemler ile karşılaşıldığında çalışma içinde bunları aşmaya dönük enerji harcanması tercih edilmedi. 3. çalışmadan itibaren oyunculuk problemlerinin aşılmaya başlandığı görüldü. 

Anlaşılırlık kriteri ile ilgili bir tartışma yürütüldü. Seyircinin sergilenen örnekteki bütün detayları anlaması yerine verili durum öğrenildikten sonra verili duruma uygun olup olmadığının, verili durum bilindiğinde anlaşılır olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinde uzlaşıldı. 

2004 yılında yapılan atölyede klişe jestlerden kaçınılması tavsiye edilmişti. Bu seneki çalışmada klişe jestlerden kaçınmaktan ziyade klişeye dair bir tavır varsa klişe jestlerin kullanılabileceği konuşuldu.

1. Aşama çalışmalarındaki diğer ortak nokta, sunulan her örnek için dramaturji tartışmasının yapılmasıydı. Örneği hazırlayan katılımcının hedeflediği dramaturji tartışıldı, sonrasında bu dramaturjinin seyirciye geçip geçmediği konuşuldu. Ayrıca, kurgulanan örneğin nasıl bir sahnelemeye evrilebileceği konuşuldu.

Hem temel oyunculuk problemleri içeren hem de imgesel tasarımı çok yetersiz olan örnekler üzerinden gidilmedi.  Bunun sebebi bu örneklerle zaman harcamamaktı. Sadece temel oyunculuk problemi olan örnekler için ek çalışmalarla telafi imkanı tanındı. İmgesel tasarımda problemin olduğu durumlarda, izleyicilerden önaçıcı öneriler geldiğinde öneriler üzerinden gidildi. İmgesel tasarım eksikliği ile dramaturjik tutarsızlık, hatalı dramaturji,  karmaşık verili durum ve dramaturji ile verili durumun uyuşmaması kastedilmektedir. 

Çalışmada 1. aşama için sunulan örneklerden biri mevcut çalışma şablonuna oturmamakla beraber bir fiziksel aksiyondan yola çıkıyor ve danslaştırma ve hatta bir sahneleme denemesi ile sonlanıyordu. Bu örnek özgün bir örnek olarak değerlendirildi ve üzerine gidildi.

2. Aşama (müzikle icra) hakkında:
2. Aşama ile ilgili olarak önceki FAD çalışmasında elde edilen birikime ekleme yapılacak yeni bir gelişme olmadığı söylenebilir. Müziğin farklı şekillerde kullanılabileceği önceden tespit edilmişti:

  • Müzik, önceden icra edilmiş FA’nın ritmik bir düzenlemesinin yapılması için kullanılabilir, eylem dizisi ritme/ölçüye oturtulabilir.
  • Müzik, atmosfer oluşturmak amacıyla  kullanılabilir.
  • Jestler, müzikteki bazı efektlerle eşleştirilebilir.

Çalışma sürecinde 2. aşamada bırakılan örnekler oldu. Bu örnekler, ilk çalışmaya katılamayan katılımcıların ikinci çalışmaya 1. ve 2. aşamayı bir arada sunduğu örneklerdir. Prensip olarak 1. aşamada bırakılan örnekler ile aynı temel problemleri içeren bu örnekler üzerinden gidilmedi, aynı kriterler uygulandı. Bu deneyimden yola çıkarak şu tespit yapılabilir: FA’nın 1. aşamasındaki problemler çözülmeden 2. aşamaya (müzikle icra aşamasına) geçilmemesi gerekiyor.

Sahneleme denemesi yapılan örnek aşağıda incelenmiştir.

3. Aşama (danslaştırma) hakkında:
3. Aşamada kalan örnekleri iki gruba ayırmak gerekiyor. Tamamlanmamış örnekler ile tamamlanmış örnekler. Tamamlanmamış örneklerin neden tamamlanmadığına bakılırsa, zaman kısıtlamasının etkin olduğu, yaklaşım açısından ciddi problem olmadığı tespit edilebilir. 

3. Aşama ile ilgili olarak yaşanan  tartışmalardan en ilginci “dans etme” eyleminin kendisinin FA cümlesi olarak ele alınması üzerine yaşandı .Yola çıkılan eylem “yürümek” ve verili durum “yıkıntılar arasında yürüyen kişi bir fotoğraf bularak geçmişe döner- düğününü hatırlar” iken danslaştırma aşaması (3.aşama) “arama-bulma” eyleminden ziyade  “geçmişe döner-düğününü hatırlar” eylemi üzerinden hazırlanmıştı. Burada yola çıkılan FA cümlesinin danslaştırılmasından ziyade FA’nın oluşturduğu ortamın dansının yapılması tercih edilmişti. Çalışmanın hedefi açısından bir sapma olarak değerlendirilebilecek bu durum, bir yandan da  danslaştırma aşaması açısından yeni bir yaklaşımı da işaret ediyordu. Katılımcılar genelde bu örneğin yeni bir yaklaşım olarak değerlendirilmesi yönünde görüş belirttiler ve çalışma bu yönde ilerledi. Sonrasında burada danslaştırma aşamasına konu edilen eylemin -“dans etme” eyleminin-verili durum çerçevesinde icra edilmesi olduğu tespit edildi. Bu durum, Dans Birimi ve Büfk’te  sezgisel ya da bilinçli olarak 1990’lardaki dönemde “atmosfer kurmak” ve “dansın bir atmosfer içinde icra edilmesi” şeklinde formüle edilmişti.

Bir başka tartışma stilizasyon dramaturjisi üzerine idi. Örneklerden birinde “Bakkaldan mecburiyetten hırsızlık yapan çocuk” stilizasyon teknikleri (ağır çekim uzanma, ağır çekim koşu vs) kullanılarak bir üslup denemesine gidildi. Bu örnek üzerinden sitilizasyon tekniklerinin kullanımının belli bir dramaturji ile  yapılması gerektiği, teknik biryerde kaldığında ise verili durumdan ve hedeflenen dramaturjiden uzaklaşıldığı tespiti yapıldı. 
Danslaştırma ve soyutlamanın iç içe geçtiği bir örnek ise , gösterilen örnekteki dağınık ve belirsiz icra sebebiyle tam olarak değerlendirilemedi. Katılımcıların bir kısmında, dramaturjik belirsizlikler ortadan kaldırılırsa bazı önaçıcı unsurların çıkabileceği görüşü oluştu. FA jestlerinin figürleştirilerek  tekrarı ile danslaştırma ve soyutlanma aşamasının denendiği  bu örnek üzerinde daha fazla çalışılması ve tartışılmasının  gerekli olduğu konuşuldu. Ancak bu örnek tamamlanmadan yarım kaldı.

3. Aşaması tamamlanmış örnekler için toplu sahneleme denemeleri yapıldı. Bu örnekler ile ilgili tartışmalar için sonraki kısma bakınız. 
            
Sahneleme denemeleri hakkında:
FAD çalışmasına başlarken hedefler arasında yer almamış olmasına rağmen, başlangıçta ortak tema belirlenmiş olması ve dramaturji tartışmaları sayesinde sahnelemeye dair öneriler ve denemeler yapıldı. 
Sahneleme denemesi yapılan bütün çalışmaların ortak noktası final sahnelerindeki belirsizlik. Bunun tema ile ilgili yapılan arka plan çalışmalarında grubun net bir dramaturjik son söz oluşturamamış olmasının etkisi olduğu söylenebilir. 

Çalışılan örneklerden iki tanesi ilk başta formüle edilmiş yöntem ile uygun şekilde şekillendi. Çiçekçinin çiçek satma jestleri ve satın almayan kişilerin tepkilerinden alınan etkilerin danslaştırılması ile oluşan sahneleme örneği ile ekmek çalan çocuklar örneği. Bu iki örneğe de ek tiplemeler eklendi. İlk örnekte, çiçek almayan, sokaktan geçenler, ikinci örnekte diğer bir çocuk ve bakkal.

Yola çıkılan FA’nın oluşturduğu atmosferin dansı, ya da “dans etmek” eyleminin verili koşullarda icrası yeni bir yöntem olarak ortaya çıktığı daha önce belirtilmişti. Bu örnek için benzer iki örnek kendi zamansallıklarının koruyarak aynı anda sahnede sergilendi ve düzenlendi.

Ayrıca dışarıdan müzik kullanımı yerine bizzat icracının jestleri ve vokal kullanımı ile müzik ve dansın bir arada kullanıldığı özgün bir örnek, her ne kadar mevcut FAD  çalışması çerçevesi içinde farklı duruyor olsa da FA’dan yola çıkılarak çok farklı denemelerin yapılabileceğine iyi bir örnek oldu. 

Sahneleme denemelerinde kullanılan yöntemler kısaca şöyle özetlenebilir:

  • Farklı zamansallıkların bir arada kullanılması. Döngüsel bir akışta vurgulanmak istenen jestin çakıştırılması.
  • Jestlerin etkisinin ya da verilen tepkilere sebep olan dış etkenlerin de sahnede gösterilmesi.
  • Tekrar
  • Montaj

Farklı zamansallıkların bir arada kullanılması iki örnekte denendi. İlki, önceki atölyenin tekrarı esnasında “taş atma” eylemi ile denendi. Belirlenmiş uzun bir müzik cümlesi içinde 5 katılımcının “taş atma” eylemini,  taşın elden çıktığı fırlatma anının müzikte belirlenen ölçü içine denk gelecek şekilde düzenlemeleri ve icra etmeleri istendi. Farklı ritim ve zamansallıklara sahip eylem dizilerinin belirlenmiş bir anının çakışmasının, 5 kişinin tıpatıp aynı eylem dizisini icra etmesine göre daha güçlü bir etki oluşturduğu konusunda ortaklaşıldı. Aynı çalışmada, masabaşında oluşturulmuş matematiksel bir düzenlemenin etki açısından başarısız olduğu görüldü.
Diğer bir sahneleme denemesi birbirine çok yakın fakat farklı iki örneğin aynı anda aynı mekanda icra edilmesi idi. “Yıkıntılar arasında yürümek” eylemi üç katılımcı tarafından ayrı örnekler olarak hazırlanmıştı. İkisi yıkıntılar arasında üzüntülü bir şekilde yürürken, üçüncüsü yıkıntılar arasında işe yarayacak eşyalar bulmak için dolaşıyordu. Benzer iç aksiyona fakat farklı ritme sahip iki örnek montajlandığında güçlü bir etki oluşmamasına rağmen izleyicilerde bu yaklaşım üzerine daha fazla deneme yapılması gerektiği izlenimi oluştu. Farklı içaksiyon ve farklı ritme sahip örneklerin bir arada kullanıldığı deneme icra problemleri sebebiyle tam anlaşılamadı fakat üzerinden gidilebilecek bir yöntem olarak belirlendi.

Son olarak 2. aşama ile 3. aşama arasında sayılabilecek,  “bohça satmaktan dönen iki kadının önünü kesen erkek” örneğe dair bir sahneleme denemesi yapıldı. Kadınların skoru FA’nın müzik içinde icra edilmesi olarak tarif edilebilirken, erkeğinki yerel danslarda mevcut erkek danslarından oluşturulmaya çalışılmıştı. İcra olarak problemler olmasına rağmen fikir olarak izleyiciler tarafından olumlu bulundu. Yerel danslardaki erkek imgesine bir tavır geliştirme açısından üzerine gidilebilecek bir çalışma olarak not edildi.

Soyutlama aşaması hakkında:
Soyutlama aşamasına hiç bakılamadı. Ama çalışma öncesi açılan soyutlamaya dair tartışmalar çalışma gündemine taşınmıştı. Bu tartışmaları aşağıda bulabilirsiniz. Çalışmalar esnasında sezgisel olarak soyutlama olarak değerlendirilebilecek danslaştırmalar gözlemlendi. 

Örneğin çiçek satamamamın verdiği isyan etme duygusunun danslaştırılma denemesi skorun belirsizliği, dramaturjik belirsizlik ve estetik buluşların yetersizliği sebebiyle kötü bir deneme olarak kaldı. Burada denenen satma jestlerinin bozuma uğratılarak dönüşmesi idi.

Diğer bir denemede, çiçekçinin çiçek satın almayanların koşuşturmasını seyrederken yaptığı dans. Bu örnekte yerel dansların sinirli bir iç aksiyonla icra edilmesi denendi. Benzer bir şekilde finaline dair dramaturjik belirsizlik vardı. 

Yıkıntılar arasında bulunan fotoğraf üzerine kurulu dramatik örnek, atmosferin soyutlanarak danslaştırılmasına bir örnek oluşturdu. FA atmosferinden yola çıkılarak dansa geçilmesi bir yandan soyutlama olarak değerlendirilebilirken, “dans etme” eyleminin verili bir koşulda icra edilmesi olarak düşünüldüğünde soyutlama olarak değerlendirilmedi. Bu konuda bir tartışma yürütmek gerekiyor.

Soyutlamaya dair tartışmalar:

Soyutlama çalışmasına geçiş için bir aşama olarak yarı soyut eylemlerin danslaştırılması için bir çalışma önerisi hazırlandı ve tartışmaya açıldı. Bu tartışma, çalışma esnasında soyutlama aşamasına gelinemediği için küçük bir grup içinde yapıldı ve pratik olarak uygulanma fırsatı olmadı.

Soyutlama aşaması öncesinde yarı-soyut eylemlerin çalışılması ve burada oluşan deneyimin soyutlama için kullanılması önerilmişti. Yarı soyut eylemler ile insana (ve hayvanlara) ait olmayan fakat doğada ya da çevrede somut olarak gözlemlenebilen hareketler kastediliyor. Ateşin yanması, suyun akması gibi. Bahsedilen yarı-soyut eylemlerin danslaştırılması için dört yöntem önerisi tartışmaya açıldı:

1- Yer değiştirme yöntemi: İlişkiye geçme ve sonrasında yer değiştirme.
             ateş yakma-ateş olma
             taş atma- atılan taş olma
             su ile ilişki su olma
             rüzgar ile ilişki rüzgar olma
Bunlardan “ateş yakma-ateş olma”  örneği Nevroz sahnesinin açılışında “küçük kızın ateşi yakması ve sonrasında ateş olarak dans etmesi” sezgisel olarak kullanılmıştı. Ayrıca “taş atma-atılan taş olma” örneği 2004’teki FAD çalışmasında denenmişti.

2- İndirgeme yöntemi: Seçilen yarı soyut aksiyonun karakteristik tek bir özelliğini seçerek gösterme; ses, tempo, görüntü. 
             su - dalgalanma
             su- soğuk
Seçilen özelliğin bir eylem/hareket ya da eyleme geçirici bir yönünün olması gerekir, çünkü bir özellikten bahsedildiği için ilk akla gelenin bir sıfat olması ve eyleme geçirmeme olasılığı yüksek.

3- Karşı aksiyon yöntemi: Seçilen aksiyonun etkisini ve etkileneni gösterme.

4- Dönüştürme (çarpıtma): Seçilen FA’yı farklı/soyut bir aksiyona dönüştürme- aksiyonlar arası geçiş.
                taş atma - ateş topu olma - öfkelenme
 
Soyut eylemlerin çalışılması için önerilen diğer bir yöntem de; seçilen soyut aksiyon ile ilgili farklı fiziksel aksiyon ve verili durumların çalışılarak eylemin soyutlanmasıydı. Örneğin "öfke" soyutlanacaksa öfke duygusunun hakim olduğu farklı fiziksel eylemleri çalışarak oradan öfkenin soyutlanması.
Pratik çalışma fırsatı olmadığı için önerilen yöntemler sınanamadı.

Yöntem ve kriterler hakkında:
Daha önceki bahsedilmiş tartışmaları içerse de yöntem ve kriterler ile ilgili tartışmaları şöyle toparlayabiliriz:

- 1. Aşamada anlaşılırlık kriteri ile ilgili bir tartışma yürütüldü. Seyircinin sergilenen örnekteki bütün detayları anlaması yerine verili durum öğrenildikten sonra verili duruma uygun olup olmadığının, verili durum bilindiğinde anlaşılır olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinde uzlaşıldı. 

- 2004 yılında yapılan atölyede klişe jestlerden kaçınılması tavsiye edilmişti. Bu seneki çalışmada klişe jestlerden kaçınmaktan ziyade klişeye dair bir tavır varsa klişe jestlerin kullanılabileceği konuşuldu.

- 1. Aşamada örneğin tartışılması tamamlandıktan sonra gösterilen örneğin “nasıl bir sahnelemeye evrilebilir?” tartışmasının da değerlendirmelere eklenmesi gerekir. 

- 2. Aşama ile ilgili olarak,  FA aşamasındaki problemler çözülmeden müzikle icra aşamasına geçilmemesi gerektiğini söylemek gerekiyor.

- 3. Aşama ile ilgili olarak, stilizasyon tekniğinin dramaturjiye etkisinin özellikle değerlendirilmesi gerekiyor. 

- 3. Aşamadaki örnekleri değerlendirirken iki şekilde bakılabilir: Bazı örnekler sahne kurma anlamında işe yararken bazılarının bir figür doğaçlama anlamında yardımcı olabilir. 

- 6. çalışmada farklı bir yöntem izlendi, farklı örneklerin bir arada çalışılmasının zaman kaybına sebep olduğu düşünülerek bütün çalışmanın ve bütün grubun tek bir eylem ve verili durum üzerine yoğunlaşmasına karar verildi. Ancak seçilen eylem ve verili durumun karmaşık olması çalışmanın verimsiz geçmesine neden oldu. Bu yöntemin bir sahnenin belirlenmiş bir parçası çalışılırken uygulanması mümkün. Ancak eylem ve verili durumun net olmasına dikkat etmek gerekiyor.

- FAD çalışması esnasında ortak tema belirlemenin ötesinde bir olay örgüsü belirlenmedi. Sonra yapılması planlanan sahneleme çalışmasına faydalı olması açısından böyle bir çalışma tercih edilebilirdi. Öncelikle çalışma sürecinde olay örgüsü kurma işi planlanmamıştı. Ayrıca katılımcılar ya da çalışma sorumlularından masa başında hazırlanmış gelişkin olay örgüsü ve kurgu önerileri gelmedi. Bunun yanında, atölye açısından ön açıcı olabilecek bütün örnekleri kapsayabilecek tek bir kurgu oluşturmayı zorlamak yerine örnekleri tamamlamanın öncelikli olduğuna karar verildi.

Sonuç 
Uygulamacılar tarafından yapılan FAD çalışmasının; dramaturjik çerçeve ile FA cümlelerinden yola çıkılarak dansa ve sahnelemeye giden kolektif bir araştırma deneyimi olduğu  söylenebilir. Bu deneyim süreci ile sonuçlarının formülasyonu ve tiyatro alanındaki teorik birikimin dans alanındaki kavramsal karşılığının tanımlanması ayrı bir iş olarak durmaktadır. Eğitim çalışması olarak tekrarlanmalı ve araştırma çalışması olarak devam etmelidir.



(1)

FAD 2006 çalışma notları, tartışmalar ve bu yazının takip edilebilmesi için 2004 FAD değerlendirme yazısına bakılması faydalı olacaktır.  Fiziksel Aksiyon Eğitim Çalışmaları ve Newroz Atölye Çalışması Değerlendirmesi 

(2)

Moore, Sonia, Stanislavski Sistemi, Oyunculuk Eğitimi İçin Bir El Kitabı, BGST Yayınları, 2006, İST.

(3)

Dönemin başında,  Temel oyunculuk becerilerinin önemli olduğu ve grup olarak temel oyunculuk eksiklerinin üzerine gidilmesi gerektiği noktasında uzlaşılarak  Dans Biriminin yıllık çalışma programına temel oyunculuk egzersizlerini içeren FAD çalışmasının eklenmesi kararlaştırıldı.


› Yazdırılabilir Versiyon
› Orijinal Versiyon: http://www.bgst.org/tr/fiziksel-aksiyondan-dansa-2006/fiziksel-aksiyondan-dansa-2006-calisma-degerlendirmesi

Paylaş:
E-bülten

BGST Aylık Bülten'e abone olmak için isim ve e-posta adresinizi bırakınız.

Tomtom Mahallesi, Kaymakam Reşat Bey Sok. 9/1 Beyoğlu - İstanbul / 0212 251 19 21

iletisim@bgst.org

BGST web sitesinde yayımlanan yazılar/çeviriler BGST sitesindeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının/çevireninin adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazı ve çevirilerin basılı ortamda kullanımı için yazar/çevirenin izni gereklidir.