Dans

Dans Tarihi

Farklı dans türleri ile ilgili tarih çalışmaları


Sayfa:
Berna Kurt - 
19.03.2015
Sonuç Yerine / Disiplinlerarası Bir Çalışma Alanı Olarak Dans ve Diğer Hareket Sistemleri: Yerleşik dans tarihçiliğinin dışarıda bıraktığı iki alana, “öteki”lerin danslarına ve kadınların konumuna yönelik tartışmalara değindikten sonra, yazının bu son bölümünde, dans araştırmalarında yönelik disiplinlerarası bir perspektife kapı aralayan iki yaklaşıma değineceğim.
Berna Kurt - 
25.02.2015
Kadınlar / Dans ve Toplumsal Cinsiyet Perspektifi: Batılı sahne dansları dışında kalan dans ve hareket geleneklerinin yanı sıra, kadınların dans alanına yönelik katkıları da yerleşik dans tarihi anlatılarının boşluklarından birisini oluşturmaktadır. Yeni tarih yazımı tartışmalarıyla birlikte gündeme gelen “tarihin öznesi kimdir?” sorusuna feminist perspektiflerle de yanıtlar üretilmiş ve zamanla..
Berna Kurt - 
07.02.2015
Dans Tarihçiliği ve “Dışarıda Bıraktıkları”-1: Yukarıda bahsi geçen tarih yazımıyla ilgili tartışmalar, 1980’li yıllardan sonra dans tarihçiliğini de yaygın bir biçimde etkilemeye başlamıştır. Bu etkileşim öncesinin dans tarihi çalışmaları genellikle kronolojik bir şekilde ilerleyen, doğrusal bir anlatıya sahiptir.
Berna Kurt - 
23.01.2015
“Tarih geçen her saniyede gözden kaybolan bir şey değildir. Kendini şimdiki zamanda; kuvvetli bir yokluk, bir dizi referans, işaret ve güç çizgisi olarak ortaya koyar. Tüm bunlar, sahne üstündeki bedene de yansımakta ve dansın (ve hepimizin) durduğu zemini tanımlamaktadır.” André Lepecki (Carter, 2010: 22)
Gizem Aksu - 
30.01.2012
Bu yazıyı, M.S.G.S.Ü Modern Dans Ana Sanat Dalı’na Amerika’dan misafir eğitmen olarak gelen Jennifer Salk ile ağırlıklı olarak Limón tekniği üzerine yaptığımız altı haftalık dans çalışmasını teorik olarak beslemesi amacıyla 23 Kasım’da yaptığım sunumdan faydalanarak hazırladım.[i] Yazı, Limón’un hayatı, sanat yaşamı ve dans sanatına getirdiği önermelerin ...
Susan Au Derleyenler: Semih Togay, Gizem Aksu, Artunç Berkay Yavuz, Berna Kurt - 
13.06.2009
Saray Balesi (16. yüzyıl sonu- 17. yüzyıl: Fransa başta olmak üzere Avrupa sarayları): Saray baleleri, balenin tarihsel gelişiminin ilk örnekleridir. Özellikle Fransa ve İtalya'da ortaya çıkar. Dans etmenin sosyalleşme ve toplumla uyum sağlama gibi anlamlarının bulunduğu bir dönemde, özellikle soylu sınıfın aristokratik eğitiminin bir parçası olan dans eğitiminin ve eğlence kültürünün popüler bir unsurudur.
Bedirhan Dehmen - 
04.07.2007
Dansın tarihsel seyrinin izleri üzerinden dans-tiyatro ilişkisini araştırmaya niyetlenen bir girişim ciddi handikaplarla karşılaşma riski barındırmaktadır. Bunlardan belki de en önemlisi, dans ve tiyatronun "asli" unsurları, "doğaları" ya da "öz"leri üzerine apriori-normatif tanımlamalarda bulunup, belli sanatsal pratiklerde bu unsurların nasıl etkileşime girdiklerini örneklemeye dönük analitik bir çerçeve inşa etmek.
Berna Kurt, Evşen Korkmaz ve Banu Açıkdeniz - 
01.03.2007
Dansta Toplumsal Cinsiyete Dayalı İşbölümü: Batı kültüründe özellikle 19.yy'dan itibaren beden denetim altına alınırken dans da ikinci sınıf bir sanat dalı olarak kabul edilir. Orta sınıf kamusal ve özel alan ayrımının oluştuğu Viktoryen dönemde sanatta da toplumsal cinsiyete dayalı bir işbölümü oluşur.
Berna Kurt - 
01.03.2007
BGST Dans Birimi 2006 yılının sonuna doğru, dans disiplinine bakışını formüle etmek ve ortak bir söylem oluşturabilmek amacıyla temel aydınlanma çalışmaları planladı. Şimdiye kadar bu çerçevede iki seminer çalışması ve bir toplu okuma gerçekleştirildi:
Mehmet Özveren - 
24.08.2006
Sinemanın doğduğu yıllara bakıldığında yapılan ilk çekimlerde sokaktaki trafik, kuşların uçuşu, hayvanların hareketi, sirk oyuncularıyla birlikte en fazla kaydedilen görüntülerden biri de dans görüntüleridir.
E-bülten

BGST Aylık Bülten'e abone olmak için isim ve e-posta adresinizi bırakınız.

Tomtom Mahallesi, Kaymakam Reşat Bey Sok. 9/1 Beyoğlu - İstanbul / 0212 251 19 21

iletisim@bgst.org

BGST web sitesinde yayımlanan yazılar/çeviriler BGST sitesindeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının/çevireninin adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazı ve çevirilerin basılı ortamda kullanımı için yazar/çevirenin izni gereklidir.