Dans

Dans Gündemi
Sayfa:
Gary ve Susan Lind-Sinanyan - 
13.07.2015
1915’te Batı Ermenistan’ın yok edilişiyle ve hemen ardından geriye kalanların dağılmasıyla Ermeni dansının geleneksel yapısı geri dönülemeyecek şekilde bozuldu. Bin yıldır süren koşullar artık sona ermişti. Yurtlarından koparılan Ermeniler tüm dünyaya dağıldılar. Köy dansları kendi bağlamı içinde önemli bazı işlevsel ihtiyaçları karşılıyordu fakat göç edenlerin yeni koşullarında artık işlevsel değildiler.
Gary ve Susan Lind-Sinanyan - 
08.07.2015
Ermeni dans mirası, Yakın Doğu'nun en eski, en zengin ve en çeşitli dans miraslarından birisidir. Ermenilerin ataları M.Ö. 650 yılında, Urartu İmparatorluğu yıkıldıktan hemen sonra Hayastan’a (Ermenistan) yerleştiler. Ermenistan’ın coğrafi konumu hem büyük bir bela hem de büyük bir lütuftu. Güçlü imparatorluklar arasında bir geçiş bölgesindeki Ermenistan, arada kaldığı için imparatorlukların istilacı ...
Gülcan Küçük, Rumeysa Çamdereli - 
12.04.2015
Kardeş Türküler projemizin gelenekselleşen Harbiye Açıkhava Tiyatrosugösterisi bu yıl “Barış Zamanı” adıyla 19 Eylül 2014’te gerçekleşti. Gezidirenişinin yaşandığı, Soma faciasının olduğu, barış sürecinin toplumsal birbarışa dönüşemediği, yanı başımızdan, Rojava’dan hem savaş hem devrimhaberlerini aldığımız bir dönemle birlikte bu gösterimizi hazırlarken inatlabarış demek, barışın sesini yükseltmek istedik.
Berna Kurt - 
19.03.2015
Sonuç Yerine / Disiplinlerarası Bir Çalışma Alanı Olarak Dans ve Diğer Hareket Sistemleri: Yerleşik dans tarihçiliğinin dışarıda bıraktığı iki alana, “öteki”lerin danslarına ve kadınların konumuna yönelik tartışmalara değindikten sonra, yazının bu son bölümünde, dans araştırmalarında yönelik disiplinlerarası bir perspektife kapı aralayan iki yaklaşıma değineceğim.
Berna Kurt - 
25.02.2015
Kadınlar / Dans ve Toplumsal Cinsiyet Perspektifi: Batılı sahne dansları dışında kalan dans ve hareket geleneklerinin yanı sıra, kadınların dans alanına yönelik katkıları da yerleşik dans tarihi anlatılarının boşluklarından birisini oluşturmaktadır. Yeni tarih yazımı tartışmalarıyla birlikte gündeme gelen “tarihin öznesi kimdir?” sorusuna feminist perspektiflerle de yanıtlar üretilmiş ve zamanla..
Berna Kurt - 
07.02.2015
Dans Tarihçiliği ve “Dışarıda Bıraktıkları”-1: Yukarıda bahsi geçen tarih yazımıyla ilgili tartışmalar, 1980’li yıllardan sonra dans tarihçiliğini de yaygın bir biçimde etkilemeye başlamıştır. Bu etkileşim öncesinin dans tarihi çalışmaları genellikle kronolojik bir şekilde ilerleyen, doğrusal bir anlatıya sahiptir.
Berna Kurt - 
23.01.2015
“Tarih geçen her saniyede gözden kaybolan bir şey değildir. Kendini şimdiki zamanda; kuvvetli bir yokluk, bir dizi referans, işaret ve güç çizgisi olarak ortaya koyar. Tüm bunlar, sahne üstündeki bedene de yansımakta ve dansın (ve hepimizin) durduğu zemini tanımlamaktadır.” André Lepecki (Carter, 2010: 22)
Berna Kurt - 
14.10.2014
Türkiye’deki yaygın “halk oyunculuk” pratiğini ve “Türk halk oyunları” olarak tanımlanan bu alandaki eğitim anlayışını değerlendireceğim bu sunumda, öncelikle genel bir çerçeve çizmeye, sonra da yaygın pratikleri tartışmaya çalışacağım.
Berna Kurt - 
12.08.2014
Vaslav Nijinsky’nin Igor Stravinski’nin “Le Sacre du Printemps” (Bahar Ayini) eserinin koreografisini yaptığı 1913 yılından günümüze tam yüz yıl geçti. Sıra dışı koreografileri ve hareket yorumlarıyla dans tarihinin en önemli figürlerinden biri haline gelen ünlü balet ve koreograf; sahneye taşıdığı müphem, değişken, çoklu cinsiyet rolleriyle de hafızalara kazındı.
Berna Kurt - 
10.05.2014
8-12 Kasım 2013 tarihleri arasında Polonya’daydım. 2014 yılında, Türkiye – Polonya diplomatik ilişkilerinin 600. yılı nedeniyle düzenlenecek etkinliklerle bağlantılı olarak, Adam Mickiewicz Enstitüsü’nden ‘çalışma ziyareti’ daveti almıştım.
E-bülten

BGST Aylık Bülten'e abone olmak için isim ve e-posta adresinizi bırakınız.

Tomtom Mahallesi, Kaymakam Reşat Bey Sok. 9/1 Beyoğlu - İstanbul / 0212 251 19 21

iletisim@bgst.org

BGST web sitesinde yayımlanan yazılar/çeviriler BGST sitesindeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının/çevireninin adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazı ve çevirilerin basılı ortamda kullanımı için yazar/çevirenin izni gereklidir.