"Barış İçin Sanat Girişimi" Kuruldu.
20.10.2009

BGST'li sanatçıların da aralarında bulunduğu bir grup
sanatçı, Türkiye’de barış talebini yaygınlaştırmak, demokratik
hakların şartsız uygulanmasını savunmak, başta Kürt sorunu olmak
üzere ülkedeki sorunların barışçı bir yaklaşımla çözülmesini
sağlamak amacıyla BARIŞ İÇİN SANAT GİRİŞİMİ’ni kurdular.
BARIŞ İÇİN SANAT GİRİŞİMİ’nde yer alan şair, yazar, müzisyen,
ressam, plastik sanatçı, dansçı, oyuncu, tiyatrocu, sinemacı ve
kültür çalışanları hazırladıkları ortak metni 19 Ekim Pazartesi
günü yapılan basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı. Barış
talep eden tüm sanatçılara çağrılarına devam eden Girişim
konserler, gösteriler, performanslar ve gösterimler düzenleyerek
akan kanın durması ve toplumsal barışın korunması için diyaloğu
hedefliyor. Girişimin web sitesi
http://www.barisicinsanat.org/ açıldı. Destek vermek
isteyenler, bgst@bgst.org adresine mesaj atarak ya da BGST
ofisini arayarak irtibat kurabilirler.
19 Ekim günü yapılan basın açıklamasında şunlar dile
getirildi:
Biz aşağıda imzası olanlar...
Barış istiyoruz...
Yıllardır istiyoruz bunu...
Akan ilk kandan, düşen ilk candan beri istiyoruz…
Barışı kim istemez ki?
Askerlik çağı gelen delikanlı ister barışı...
Onun yüreği kafeste kuş gibi tedirgin annesi ister...
Dağdaki kızının yolunu gözleyen baba da ister elbet.
Dağdaki kız da ister…
Yol gözleyen sevgililer...
Resim yapan çocuk ister...
Büyükşehirlerin meydanlarında
tedirgin güvercinler ister barışı...
Ovalarda buğday başakları ister...
Köyler kentler ister…
Kim istemez ki? Herkes ister.
Biz de istiyoruz.
Memleket mis gibi kardeşlik ve barış koksun diye... Çocuklar
ölmesin, analar ağlamasın, ormanlar, köyler yakılmasın, diye...
Şimdi tüm silahlar sussun, herkes
sadece barış konuşsun, özgürlük konuşsun diye istiyoruz…
Barışın dili çok, ezgisi çok, şiiri çok, neşesi çok, müjdesi
ve kıymeti çok…
Barışı kim istemez ki?
Bu ülke barışa hasret...
Hatta belki o kadar, öyle uzun süredir hasret ki, neredeyse
barış’ın ne demek olduğunu, anlamını unutmak üzere.
Barış siyasetin işi midir?
Elbette, ama sadece onun değil...
Barış, siyasete bırakılmayacak kadar değerli ve müjdelidir…
NASIL BİR BARIŞ İSTİYORUZ?
Herkesin, onurlu bir barışa ihtiyacı var. Onurlu bir barış
için de cevaplara... Sivas’ta öldürülen Metin Altıok’un,
“Cevapsız sorunun/ Boynu büküktür/ Hemen anlar/ Yetim olduğunu”
dediği gibi, barış sorusunun ve cevaplarının yetim kalmaması
için barış istiyoruz…
Barış isteyen herkesin cevabını aradığı sorular şunlar:
-- Silahlar susmadan barış mümkün mü?
-- Elimizi, kolumuzu, dilimizi bağlayan yasalardan kurtulmadan
özgürce konuşabilir miyiz? Özgürce konuşamazsak barışı bulabilir
miyiz?
-- Elini uzatanın elini çevirerek, kapıyı çalana kapını açmadan
gelir mi barış?
-- “Rojbaş” diyene “rojbaş”, “parev” diyene “parev”, “merhaba”
diyene “merhaba” diyebilecek miyiz? Dillerimizi
kardeşleştirebilecek miyiz?
İşte bu soruları sormak ve cevaplarını aramak için bir araya
gelen bizler; bu topraklarda savaşın değil, barışın rüzgarı
essin diye, yaşamın yanında saf tutuyoruz.
Değil mi ki barış, savaş ateşinin düştüğü - düşmediği her eve
lazım... Yıllardır yaptığımız gibi şimdi de yüreğimizin,
vicdanımızın yanındayız. Desteğimizi, partilere, hükümetlere
değil; sadece barışa sunuyoruz.
Çünkü, barış için gerçek adımların sokakta ve sahnede,
kitaplarda ve ekranlarda, otobüslerde ve pazar yerlerinde yani
hayatın içinde, artık barışın diliyle konuşursak atılabileceğine
inanıyoruz.
Bu çabanın savsaklanmasına, “ama”larla, “fakat”larla
yavaşlatılmasına, resmi yalanlarla kirletilmesine karşı umudun
ve kardeşliğin sesini yükseltmek gerekir diyoruz.
BARIŞ İÇİN SANAT GİRİŞİMİ NEDİR?
NE YAPMAK İSTİYOR?
Biz, sanatı yaşamının parçası yapanlar, tarihin emri, sanatın
kavliyle barışı “üstümüze vazife” bildik. Sokakta, evlerde,
konserde, sergide, tiyatroda, sinemada, dokunduğumuz, selam
verdiğimiz, oyun oynayıp, şarkı söylediğimiz herkese barış’tan
bahsedeceğiz... Barış bu coğrafyada daha çok yer kaplasın diye,
sanatın diliyle ve araçlarıyla yapacağız bunu...
Barış İçin Sanat Girişimi olarak kardeşliği ve barışı inşa
etmekte üzerimize görev düştüğüne inanarak, bir ay önce yola
çıktık. Bir aydır ne yapmamız gerektiğini konuşuyoruz.
Kararlarımızı birlikte alıyor, üzerinde uzlaştığımız konuları
önümüze görev olarak koyuyoruz.
Öncelikle ülkenin her yerinde barış talebi olanlarla buluşmak
ve seslerine sesimizi katmak istiyoruz… Bu yolculuğun şeklini,
biçimini ve sürecini barış çabamıza katılarak elini taşın altına
koyan, koyacak olan arkadaşlarımızla belirleyeceğiz.
Bu toplantı aracılığıyla barış isteyen, barışa ihtiyacı olan
herkesi bizim yaptığımız gibi harekete geçmeye çağırıyoruz.
Barış tertemiz ve yalın bir taleptir. Ortaklaşacağımız yegane
temeldir. Kentlerde kasabalarda paralel barış girişimleri
öneriyor ve şimdiden selamlıyoruz.
Bu girişim ilk etkinliğini şarkılar, şiirler ve
performanslarla 3 Kasım 2009 günü yapacak. Basını bu etkinlikle
ilgili daha sonra bilgilendireceğiz...
Biliyoruz,
Ceylan’ın o soran gözleri üzerimizde...
Hrant’in tedirgin güvercinleri emanetimiz…
Özdemir Asaf’ın, “Biz savaş ölüleriyiz / Bundan böyle karşı
karşıya değiliz / Bildiririz...” dizeleri dilimizde…
Biz barış istiyoruz ve soruyoruz:
Barışı kim istemez?
BARIŞ İÇİN SANAT
SANAT İÇİN BARIŞ