Barışa ve birlikte yaşama sahip çıkalım!
24.06.2010
Son haftalarda PKK ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) arasında
yoğunlaşan çatışmalarda onlarca genç yaşamını yitirdi. Yine
geçtiğimiz günlerde, 2009 yazında Habur’dan giriş yapan barış
grubu üyelerinin çoğu tutuklandı. Diğer yandan Samsun’da Ahmet
Türk’e saldıran kişi çabucak tahliye ediliverdi. Ergenekon ve
bağlantılı davalarda darbe yapma suçlamasıyla yargılanan
emekli/muvazzaf askerler ise birbiri ardına tahliye ediliyorlar.
Yükselen savaş ortamı kadına yönelik şiddeti de güçlendiriyor.
Kadına yönelik şiddete karşı "Tecavüz Kültürünü Aşalım
Kampanyası'nı başlatan Demokratik Özgür Kadın Hareketi'nin bir
üyesi geçtiğimiz günlerde kimliği belirsiz kişilerce İstanbul'da
kaçırılarak taciz ve tecavüze maruz kaldı. Savaş koşullarında
daha önce kadınların defalarca maruz kaldığı bu şiddetin yeniden
başladığı görülüyor.
Bütün bu gelişmeler, toplumun çoğunluğunda büyük hayal kırıklığı
yaratıyor. Geçen yıl bu zamanlar “açılım”ı tartışmaya ve 25 yıldır
ülkemizi her açıdan mahveden savaşın nihayet biteceği konusunda az
da olsa umutlanmaya başlamıştık. Bugün ise gelişmeler böyle devam
ederse, toplumlar arasında zihinsel bir ayrışma ve kopuşun gündeme
gelebileceğinden söz ediyoruz.
BGST olarak bugün yaşananlarda en büyük sorumluluğun, Kürt
sorununu askeri yöntemlerle çözmeye çalışan yaklaşımlara prim veren
tüm kesimlere ait olduğunu düşünüyoruz. Ekonomik, politik, sosyal ve
kültürel alanda Türkiye'nin geçmişini ve geleceğini derinden
etkileyen Kürt Sorunu'nun çözümünün askeri yöntemlerle mümkün
olmayacağı ve siyasi partilerin basit oy hesaplarına
indirgenemeyeceği görüşündeyiz. Yarın çok geç olmadan bütün barış
yanlılarını barışa ve birlikte yaşama sahip çıkmaya, elbirliğiyle
çabalarını yoğunlaştırmaya çağırıyoruz.
Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu