Biz HEPİMİZ
Ahmet Özkan
07.06.2007, İstanbul
16-17 Mayıs 2007 tarihinde çeşitli yayın organlarında “Boğaziçi’nde Tuhaf Şov” başlığı altında sürmanşetten verilen, Boğaziçi Üniversitesi (BÜ)’ni ve Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü (BUFK)’nü milliyetçi çevrelere hedef gösteren magazinleştirilmiş ve çarpıtılmış içerikli haberler aslında o kadar da şaşırtıcı değildi. Çünkü son zamanlarda, bu ülkede tartışılması gereken konuları tartışılabilir hale getirmeye çalışan bir eğitim kurumunun ve bu kurum içerisinde faaliyet gösteren bir öğrenci kulübünün çalışmaları, habercilikte ilkesizliği gün be gün kendine ilke edinmiş çeşitli medya kuruluşları için bir tehdit olarak algılanmış ve bastırılmaya çalışılmıştır. BÜFK, 1958 yılından bugüne kadar, sahnelediği dans-müzik gösterilerinde çokkültürlülüğe dikkat çekmiş, azınlık olarak görülen halkların dans ve müziklerini akademik çalışmalarla ve folklor sanatıyla besleyerek alternatif bir dramaturji ile seyirci karşısına çıkartmıştır. Ancak milliyetçiliğin kendini güvende hissettiği “birlik ve beraberlik” söylemine sıkıca tutunduğu, bu söylemin dışına çıkanları “öteki” kılıfına sokup görmezlikten geldiği ve yok saydığı bugünlerde, farklı kültürlerin ve farklı varoluşların bulunduğuna dikkat çekmek, hele de bunu özgür bir eğitim kurumu içerisinde yapmak elbette tehlikeli görülecekti ve içini bir türlü dolduramadığı, şekilsellikten öteye gitmeyen reformlarla kendini göstermeye çalıştığı Avrupa Birliği(AB)’ne üyelik aşamasındaki beyaz, heteroseksüel, müslüman Türkiye’nin bu şekilde tanıtılması hoş görülmeyecekti. Oysaki, HEPİMİZ adlı dans-müzik gösterisi kendi beraberlik, kardeşlik kavramlarında farklılığı yücelten ve tek-tipçiliğe karşı duran insanların uzun bir süreçte ortaya koydukları bir sanat ürünüdür ve alkışı hak eden emek, provokatif ve stratejik yöntemlerle haber olarak lanse edilip karalanmıştır.
Çıkan haberlerde kullanılan, yayın organlarının pay sağlayacağı; milliyetçi hassasiyeti kabartan, sürü psikolojisini harekete geçirecek olan “PKK, peşmerge, başörtüsü” gibi kavramlar bu ülkede şimdiye kadar hep öteki olarak görülmüş ve bu ülkenin aydın olarak görülen insanları tarafından tartışılmalarına dahi izin verilmemiştir. Çünkü tartışma kültürünü oluşturamamış bir ülkede herşeyin özgürce ifade edilip tartışılması ve pratikte yer bulması tehlikeli görülmüştür ve sansürlenmiştir. Ancak hepimizin de bildiği gibi, bu ülkede vatanseverlikle vatanseviciliğin ayrımında olan ve getirilen yasaklarla ifade özgürlüğüne yapılan saldırıların, ifade edilmesi gerekenlere hiçbir şekilde engel olamayacağını, her halükarda farklı görülenlere tanınmayan özgürlüğün ve hakların diğerlerini de özgürleştiremeyeceğinin bilincinde olan bireyler mevcuttur ve mevcut olacaktır.
HEPİMİZ, bu ülkede yaşayan Rumların, Alevilerin, Romanların, Kürtlerin ve Ermenilerin duyurulmaya çalışılan, bastırıldıkça daha da ayyuka çıkacak olan sesidir. Bu halkların yıllar boyu yaşadıkları sorunların devlet tarafından, devletin kendi yarattığı çeşitli paranoyalar ile siyasi çıkmazlara sürüklendiği ve uzlaşmanın olanaksız görülüp geçiştirilerek, çözüm yollarının çözümsüzlüklerde bulunduğu bir ülkede HEPİMİZ’in bunları bilip sorgulaması ve sorgulatmaya davet etmesi bir çeşit sorumluluktur. Bu HEPİMİZ’in sorumluluğudur
Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları (BÜO) olarak Boğaziçi Üniversitesi’ni, Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü’nü ve ifade özgürlüğünü karalayan bu tür haberleri kınıyoruz.