Aşağıdaki okuma listesi, çağdaş toplumsal yapıların işleyişi, adaletsizliğin kökenleri, toplumsal değişim ve dönüşüm olanakları hakkında bilgilenmek, bu konular hakkında çalışma yapmak isteyen kişi ve gruplara önerilen başlangıç metinleridir. Söz konusu kitap ve makaleler kitapçılardan veya BGST web sitesinden edinilebilir. Kitaplara erişemeyen kişi ve gruplar bgst@bgst.org adresinden bizimle temasa geçebilir.
Dünya Sistemleri Analizi: Bir Giriş, Immanuel Wallerstein, Aram Yayıncılık, 2004
Immanuel Wallerstein, çağımızın başka önemli sosyal bilimcileriyle birlikte “Dünya-Sistemleri Analizi" akımının öncülüğünü yapmaktadır. Bu hareket; günümüzde sosyal bilimlerin, yapay ayrımlara dayalı disiplinlere bölündüğünü iddia etmekte ve tek bir tarihsel sosyal bilim kurmayı hedeflemektedir. Analiz birimi olarak "ulus devlet"i reddetmekte, uzun bir zaman dilimi ve geniş bir coğrafi mekan içerisinde temel ekonomik, politik, toplumsal ve kültürel dinamikleri incelemektedir. Günümüz dünyasında egemen olan sınıfsal, kültürel, ırksal ve cinsel eşitsizliklerin tarihsel, maddi temellerini çözümlemektedir. Yeni bir "sosyal bilim"in bugünkünden daha adil bir dünyanın kurulması için önemli bir işlev üstlenebileceğini iddia etmektedir. Bu kitap, "Dünya Sistemleri Analizi"nin temel problemleri, ilkeleri, yöntemleri ve öngörülerine bir giriş niteliğindedir.
Entelektüellerin Sorumluluğu: Noam Chomsky ile Söyleşi (söyleşi: Michael Albert, Ocak 1993), bgst YAYINLARI, 2005
Çağımızın en önemli entelektüellerinden Noam Chomsky, uluslararası siyaset alanında, kamu politikalarının tayin edilmesinde, ekonominin ve şirketlerin işleyişinde, eğitim-araştırma ve medya kuruluşlarında güç ve iktidar odaklarının nasıl şekillendiğine ve söz konusu iktidarın ezilenler aleyhine nasıl kullandığına dair çok sayıda kitap yazmakta ve dünyanın çeşitli yerlerinde seminerler vermektedir. Chomsky açısından iktidara karşı adalet için "iktidarı doğru anlamak", "entelektüel dürüstlük" ve "toplumsal örgütlülük ve çalışma" esastır. Michael Albert tarafından gerçekleştirilmiş olan bu söyleşi Chomsky'nin entelektüellerin sorumluluğu, sosyal bilimlerin ve kültürel kurumların işlevi, aktivist etik ve özgürlükçü muhalif örgütlenme hakkındaki düşüncelerine bir giriş niteliği taşımaktadır.
Katılımcı Ekonomi: Kapitalizmden Sonra Yaşam, Michael Albert (İstanbul, Boğaziçi Üniversitesi Konuşması, 11 Eylül 2004), http://www.zmag.org/Turkey/trnew.htm
Katılımcı ekonomi Michael Albert ve Robin Hahnel tarafından çağdaş kapitalizme karşı geliştirilen alternatif bir ekonomi ve toplum vizyonudur. Hakkaniyet, dayanışma, çeşitlilik ve öz-yönetim katılımcı ekonominin temel değerleridir. Bu değerler katılımcı ekonominin öngördüğü bir dizi temel kurum aracılığıyla gerçekleştirilir. Bu kurumlar, öz-yönetime dayalı karar alma mekanizmaları, dengeli iş düzenleri, gayret ve fedakarlığın ödüllendirilmesi ve katılımcı planlamadır (işçi-tüketici konseyleri). Katılımcı ekonomi çağdaş kapitalizmin sorgulanması için olduğu kadar çağdaş kapitalizme karşı olduğu iddiasındaki mevcut muhalif yapıların sorgulanması için de güçlü bir çerçeve sunmaktadır. Albert'ın bu çerçeveyi ayrıntılı bir şekilde işlediği Katılımcı Ekonomi adlı kitabı, Aram Yayıncılık tarafından 2005 senesinde basılmıştır.
Şarkiyatçılık'a Önsöz, Edward Said, Al-Ahram, 7 Ağustos 2003, www.bgst.org
Edward Said, ilk baskısı 1978'de yayımlanan Şarkiyatçılık kitabında, Doğu'nun tarih, kültür ve edebiyatı hakkında Batı'da üretilmiş metinlerin analizinden hareketle üretilen yorum ve tasvirlerin sömürgecilik ve Batı'nın Doğu üzerindeki tahakküm arayışıyla ilişkisini sorgular. Dahası, Batı üniversitelerinde kurumlaşmış olan Şarkiyatçılık disiplinin kendisi böylesi bir amaca hizmet etmektedir. Şarkiyatçılık'a Önsöz bu temel düşünceyi Filistin İntifadası ve Irak'ın işgali gibi Ortadoğu'daki güncel gelişmeler bağlamında yeniden işlemektedir. Amerika'nın Irak'ı işgaline temel oluşturan argümanlardan bir tanesi olan "medeniyet taşıma" iddiası, "şarkiyatçılık"ın modern ve acımasız bir dışavurumudur. Said, "şarkiyatçılık" ve "sömürgecilik"e karşı mücadelede klasik hümanizmin kültürler arası geçişkenliği ve empatik yaklaşımı esas alan yöntemlerini, "doğu/batı" gibi klişelere karşı rasyonel yorumlama becerilerini savunmaktadır.
Feminizm, Milliyetçilik ve Militarizm, Vatan, Millet, Kadınlar, Cyntia Enloe, der. Ayşegül Altınay, İletişim Yayınları, İstanbul, 2000
Cynthia Enloe, militarizm, milliyetçilik ve ataerki arasındaki ilişki üzerine yaptığı çalışmalarla, hem aktivist hem de akademik alanda feminizmin öncü isimlerinden biridir. “Feminizm, Milliyetçilik ve Militarizm” adlı makalesinde, Enloe, öncelikli olarak, toplumsal cinsiyetin analitik bir kategori olarak kullanılmadığı milliyetçilik ve militarizm analizlerinin, bu süreçlerin karmaşıklığını açıklamada yetersiz olduğunu vurgular. Uluslararası arenadan verdiği çeşitli örnekler aracılığıyla milliyetçiliğin ve militarizmin cinsiyet politikalarıyla nasıl şekillendiğini anlatır. Milliyetçilik, militarizm ve ataerki arasındaki ilişkiyi anlamak için Enloe'nun yönelttiği temel soru, bu süreçlerde "kadınlar nerede?" sorusudur. "Feminist merak"ın yönlendirdiği bu soru, militarizm, milliyetçilik ve ataerki arasındaki ilişkiyi anlayabilmek, militarizmin ve milliyetçiliğin feminist analizini yapabilmek ve de bu süreçlere muhalif politikalar şekillendirebilmek açısından cevaplanması gereken kritik bir sorudur. Çünkü, Enloe'nun da vurguladığı üzere, "kadınlık ve erkekliğin günlük hayattaki biçimleri değiştirilmeden hiç kimse, hiçbir cemaat, hiçbir milli hareket militarize edilemez."
|