Dans

Beden Müziği ve Dans

BGST Dansçıları ve KeKeÇa Beden Perküsyonu Topluluğu'ndan Bir Grup Dansçı ve Müzisyenin Beden Müziği ve Dansı “Hemhal Etme” Çabaları. Çalışma Blogu: bedenmuzigivedans.wordpress.com/


“Gezi Ruhu”yla Beden Müziği ve Dans

26 Haziran 2013 Çarşamba, saat 21.00, Çıplak Ayaklar Stüdyosu’ndayız. Yaklaşık sekiz aydır çalıştıklarımızın bir kısmını paylaşıyoruz eşimizle, dostumuzla. Onlar stüdyoya girdiği sırada, biz geleneksel ısınma egzersizimizi yapıyor, “top çeviriyoruz”. Toplar ara ara kapıdan girenlere, koltuklarda oturanlara doğru da gidiyor, sonra hemen bize geri geliyor. Bunlar ilk paslaşmalar. Sonra “sürü” başlıyor: On bir kişilik hareket korosu sürekli değişen bir kişiyi takip ederek yer değiştiriyor. Bir köşeye toplanıyoruz; çalıştığımız tekli, ikili parçaları art arda sıralıyoruz, seyredenler yapanlara “park”ların jestleriyle cevaplar veriyor: güzel-devam, alkış, yeter-kısa kes…vs.

Önce yarım dairede yan yana, sonra birbirine karışan iki grup, iki aşamalı bir şekilde paslaşıyoruz ve ilk sürpriz: “kırmızılı kadın”. Sağa doğru kanonla ilerlerken bu sefer de “siyahlı kadın” görünüyor. O kendi etrafında dönerken, diğerleri vokal ve ritimle karşılık veriyor. Sonra bu iki odağı birleştiriyoruz; senkronik bir şekilde ilerleyerek ve karışarak ritm tutuyor, ara ara “penguen”leşiyoruz. Daire kuruyoruz: türkü + dans + beden perküsyonu. İkililer çıkıyor ortaya; el çırparak, halay ve beden perküsyonunu birleştiren oyunlar yapıyoruz. “Duran adam” görünüyor bu sefer de, aşama aşama “duran insan”lara dönüşüyoruz. En sonunda da birbirimize dönüp; hoplaya zıplaya, bedenimizle ritim tutarak, “El Pueblo” söylüyoruz.

15-20 dakikalık bu akışın ardından, yine bir o kadarlık interaktif bölümümüz başlıyor. Dakikalar ilerledikçe; sahne-seyirci koltukları, icracı-izleyici ayrımları belirsizleşiyor. En sonunda oturuyoruz, sohbet başlıyor.

     

Seyirci karşısına çıktığımız ilk an bu. Her hafta bir araya gelip çalışırken{{dipnot1}}, “Gezi süreci” girdi araya; çalışma durdu, yer yer de parka taşındı. Çıplak Ayaklar Stüdyosu’ndaki beş günlük kamp tarihimiz yaklaştıkça, yaptıklarımızı “sergileme” olarak adlandırmasak dedik; “paylaşacaktık” çalıştıklarımızı. “Gösteri” ya da sahne taslağı beklentisi yaratmak istemedik; bölük pörçük denemelerimizi, danslarımızı, mekanizmalarımızı, doğaçlamalarımızı art arda akıtacaktık. Bununla birlikte, orta vadeli sahneleme hedefimizi koruduğumuz için, bağlayıcı bir tema, alt metin, cümle, çıkış noktası…vs. arayışımız da devam ediyordu. Şansımız yaver gitti; tam da aradığımız şey -“gezi ruhu”- bizi buldu. Direnişin sembollerinin, jestlerinin bir kısmı parçaların arasına girdi; her şey çok yeni, çok taze olduğu için de, tam anlamıyla “oyun” gibi bir paylaşım oldu.

Her zamanki gibi çalışma süreci “sahne”ye yansıdı. Herkes birikimi, beklentileri, enerjisi doğrultusunda çalışmaya katkı yaptı. Disiplin-sorumluluk-yaratıcılık-işbölümü dengeleri ortak bir payda oluşturdu ve her türlü katkı değer gördü. Süreç içinde, farklı aşamalarda daha fazla sorumluluk alanlar olmakla birlikte, bu sorumluluklar doğallaştı; yöneten-yönetilen…vd. ayrımları oluşmadan “ortak yaratım” atmosferi oluştu.

Paylaştığımız akış bir sahne tasarısı değildi belki ama sahnelemeye dönük ciddi ipuçları barındırıyordu. Odak noktaları sürekli değişiyordu, hatta çoğullaşıyordu, yer yer “merkezsiz” sahneler ortaya çıkıyordu. Hem topluca, hem tek başına hem de ikili-üçlü odaklar halinde icra edilen bölümler vardı. Toplu bölümlerde; farklılık ve çeşitlilik içerisinde bir uyum ve bütünlük yakalanmaya çalışılıyordu. Geleneksel ritim, vokal ve hareketlerin çeşitliliği zenginleştirici bir unsur olarak ortaya çıkıyordu. Sahnede virtüöz sanatçılardan çok; deneyen-yanılan, birlikte üretmekten zevk alan ve en güzeli de, seyirciyle de “oynayan” insanlar vardı.

Tabii ki bedenleri enstrüman gibi kullanmak, birlikte daha iyi çalabilmek, hareket icralarını geliştirmek, belli aksiyon geçişleri ve skorları oturtabilmek için çalışmamız gerekiyor. Kampta çalışıp da akışa dahil etmediğimiz bölümleri ve bu hafta yaptığımız sahne hazırlığı çalışmalarını da değerlendirmek mümkün. Kısacası malzememiz bol, yolumuz da gittikçe açılıyor…

 



(1)
Çalışma sürecinin ilk aşamasına değinen, daha erken tarihli bir yazıya şu linkten ulaşılabilir: http://mimesis-dergi.org/2013/03/beden-ve-ses-dans-ve-muzik-gelenek-ve-yaraticilik/

› Yazdırılabilir Versiyon
› Orijinal Versiyon: http://www.bgst.org/tr/beden-muzigi-ve-dans/gezi-ruhuyla-beden-muzigi-ve-dans

Paylaş:
E-bülten

BGST Aylık Bülten'e abone olmak için isim ve e-posta adresinizi bırakınız.

Tomtom Mahallesi, Kaymakam Reşat Bey Sok. 9/1 Beyoğlu - İstanbul / 0212 251 19 21

iletisim@bgst.org

BGST web sitesinde yayımlanan yazılar/çeviriler BGST sitesindeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının/çevireninin adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazı ve çevirilerin basılı ortamda kullanımı için yazar/çevirenin izni gereklidir.