Dans

Alevi Çalışması
(Kolektif sahneleme denemesi olarak) Alevi çalışması için genel rapor

2007 yaz dönemi sonunda fiziksel aksiyondan hareketle bir dans sahnesinin nasıl oluşturulabileceğinin araştırılacağı bir çalışmanın organize edilmesine karar verildi. Kolektif bir dans sahnesinin oluşturulmasına dair bir yöntem araştırılması yapılması hedeflendi. 
Bu çalışmanın temasının Alevilik olması önerildi. Alevilik tema önerisinin birkaç sebebi vardı. Büfk (Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü) ve BGST Müzik biriminde aynı tema ile çalışmalar planlanmaktaydı, böylece çakışma sağlanacak ve mümkün olduğu ölçüde ortak çalışma yapılabilecekti. Ayrıca özellikle temmuz 2007'de yapılan genel seçimler sürecinde ortaya çıkan manzara son dönemde Alevi toplumundaki dönüşümleri gözler önüne sermekteydi ve çalışılabilecek bir alan olarak ilgimizi çekmekteydi.

Çalışma kabaca üç aşama olarak planlandı:
- Arka plan okuma-öğrenme-araştırma çalışması.
- Sahnelemeye dair önerilerin şekillenmesi ve fiziksel aksiyondan dansa yöntemi kullanılarak sahneleme denemelerine başlanması.
- çıkan malzemenin derlenip toparlanarak sergilenebilir bir biçime büründürülmesi.

Yapılan çalışmalar ve çıkan sorunlar aşağıda kısaca özetlenmiştir:

Arka plan çalışması:
- Alevi toplumundaki toplumsal dönüşüm hakkında yapılan çalışmalar, son dönem gazete taraması şeklinde yapıldı. …Günümüzde Aleviler… Gündelik Yaşam ve Alevilik ile İlgili Son Dönem Tartışmaları.
- F. Dinçer'in hazırladığı tez çalışması hatırlandı. [Türkiye’de Alevi Sorunuyla Baglantılı Olarak Semahlarin Formülasyonu, Doktora Tezi, Boğaziçi Universitesi. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü, 2004.] 
- Büfk'ün organize ettiği, A. Akpınar'ın hazırladığı Alevilik aktarımı.
- Görüntü izleme (semah ritüelleri)
- Alan araştırması hedeflenmişti ama yapılamadı.

Arka plan çalışmaları sonucunda Alevi toplumuna dair tespitler şöyle özetlenebilir:
1950'lerde köyden kente göç dalgası çoğunlukla Alevileri kapsıyordu. Bunun açıklamalarından, birisi yerel olarak Alevilerin baskı altında olduğu varsayımı olabilir. Dolayısıyla büyük kentlerde özellikle İstanbul'da varoşlara yerleşen Aleviler gelişmekte olan sanayi için proletarya konumuna geldi. Sol politikalara yakın hisseden kesim, sol için bir taban oluşturdu. Sola yakınlık aynı zamanda solun laik politikaları sahiplenmesi ile de açıklanabilir.
Şehir yaşamı Alevi gelenek ve göreneklerinin icra edilmesini ve kurumların işleyişini zorlaştırdı. Bunun yanında sola yaklaşan Alevi gençlerinin dini pratiklerden uzaklaşmaları da önemli bir etken olarak sayılabilir.
80'lerde 2. göç dalgası başladığında, ilk göç dalgasında kurulan varoşlar şehir içine dahil edilmiş ve rant alanları haline gelmişti. 1. kuşağın, çocuklarını okutması ve oluşan rantı değerlendirmesi  Alevi toplumunun orta sınıfa kaymasına sebep oldu. Bununla eşzamanlı olarak Alevi kimliğinin alenen görünmediği bir dönem başladı.
90'lara gelindiğinde Kürt hareketinin yükselmesi ve çatışma ortamının oluşmasına paralel olarak Alevi kimliği görünür bir hal aldı. Ancak bu manzaranın, Kürtlükten arındırılmış bir Alevi kimliğini yansıtması açısından dikkat çekiciydi.
90'larda meydana gelen ciddi olaylar (Sivas ve Gazi olayları) Alevi kimliğinin yeniden kurulmasına ciddi katkıda bulundu. Ama gelinen noktada oluşan kimliğin radikal olmayan bir konumlanışa denk düştüğü görülüyor. 90'ların sonunda Alevi toplumunu devlet kurumlarına yakınlaştırma girişimleri arttı, ve 2000'lere gelindiğinde bu girişimlerin belli ölçüde başarılı olduğu gözlemlenebilir.

Pratik çalışmalar:
Arka plan çalışması sonrasında sahnelemeye dair önerilerin şekillenmesi ve fiziksel aksiyondan dansa yöntemi kullanılarak sahneleme denemeleri süreci başladı.

Çalışmanın ilerleyebilmesi için çalışmaya bir çerçeve sunacak bir temanın belirlenmesi gerekiyordu. Tartışmalar iki eksende yürütüldü. Birinci eğilim semah ritüellerinin 90'lardan itibaren sergilenişinde oluşan stilize biçimin aşılmasına yönelik olarak köylerde özellikle yaşlıların icra ettiği haliyle semahlara ulaşmak ve sahneleme çalışmasına bu yoldan devam etmekti. Diğer eğilim ise Alevi toplumunda dini-humanist idealler ile pratik-politik konum arasındaki çelişkinin ortaya çıkarılmasının hedeflendiği güncel bir sahnelemeye yönelmekti.

1. problem: Araştırma vurgusunun unutulması
İkinci eğilim kısmen barındırsa da genel olarak araştırma vurgusunun unutularak sahneleme hatta prodüksiyon vurgusunun öne çıktığı tespit edilebilir. İlk başta hedeflenen fiziksel aksiyondan dansa vurgusu kaybolmuştu. Bu aşamada grup içinde çalışma perspektifine ve hedeflerine dair farklı görüş ve algılamaların olduğu ortaya çıktı. İlk baştaki hedefler hatırlanarak çalışmanın ilerlemesine karar verildi.
Herhangi birim çalışması başlarken çalışmanın hedefi, yöntemi ve planına dair kısa bir açıklamanın web sitesine konmasının hem bu tip yanlış anlaşmaları engelleyeceği hem de kamusal açılım açısından önemli olacağına karar verildi

2. problem: Sinopsis-sahne önerilerinin yetersiz kalması
Arka plan okumaları sonrası sahne çalışmasına geçmeden önce yazılı sahneleme önerilerinin hazırlanması aşamasına geçildi. Az öneri gelmesi ve gelen önerilerin grubu hareket ettirici, ya da "heyecan yaratıcı" olmaması bu konuda bir sıkıntı olduğunu gösteriyordu. Olumlu olan şey, gelen önerilerin hemen hepsinde genel Alevilik temasının musahiplik temasına daraltılmış olmasıydı. Aslında burada öneriden anlaşılması gereken sahneleme çalışmasında bir yol haritası sağlayacak sinopsislerin çıkması idi. Belki de sinopsis konusunda grupta farklı anlayışların ve beklentilerin olması gibi sorunlar olabilir. Bu nokta tartışmaya açılmaya değer bir konu olarak not edildi.

3. problem: Sorumlu çıkmaması ya da sorumlu çıkmamasının sorun haline getirilmesi
Kapsayıcı bir önerinin çıkmaması ile bağlantılı olarak çalışmayı organize edecek ve sahneleme çalışmasını yürütecek bir inisiyatif de çıkmadı. Çalışmayı yürütecek bir sorumlunun çıkmamış olması çalışmanın ilerleyeceği iki seneçeği tartışmaya açtı: ya iyi bir sinopsis çıkana kadar ve bu tıkanma aşılana kadar beklenecekti, ki bu belki de birim çalışmalarına ara vermek anlamına da gelebilirdi. Ya da bir sorumlunun olmadığı grup çalışması modeline geçilecekti. Bu model bütün katılımcıların bireysel inisiyatifini zorlayan bir model olarak değerlendirildi. Bir sorumlunun olmamasının problem yaratacağı görüşünü savunan üyeler ile sinopsis çalışmasına devam edilmesi gerektiğini düşünen üyeler çalışmanın sonraki kısımlarına katılmadılar.

Grup çalışmaları:
Gruplar oluşturuldu. Gruplar kendi belirledikleri yöntem, üslup ve dramaturji ile örnekler hazırlayacaklar ve bu örnekler toplu olarak değerlendirilecekti. Grup çalışmalarında yakalanan ipuçlarının tıkanıklığı aşmaya faydası olacağı varsayıldı.
Tema olarak musahiplik ve onunla bağlantılı olan toplumsal bağ belirlendi. 
Çalışmanın sorumlunun olmaması yer yer çalışma organizasyonunda problemler çıkmasına, bir sonraki çalışmanın nasıl yapılacağına dair karar süreçlerinin uzamasına, orta vadeli plan yapılmamasına neden oldu. Diğer yandan ilk başta sahne önerisinin oluşamadığı tıkanıklıktan çıkış açısından düşünüldüğünde gruplar tarafından hazırlanan örneklerde grup üyelerinin inisiyatifi ve becerisine bağlı olarak yer yer önemli ipuçları yakalandı.

Çalışmaların değerlendirilmesi:
Kasım ayı sonunda grupların hazırladıkları örnekler son halini aldı, kayıt alındı ve değerlendirmeleri yapıldı. Değerlendirmelere başlamadan önce örneklerin değerlendirilmesi için bir şablon önerisi yapıldı, önce bu öneri tartışıldı ve örneklerin değerlendirmeleri bu şablon takip edilerek yapıldı.

Alevi çalışması için ilk başta belirlenen "- çıkan malzemenin derlenip toparlanarak sergilenebilir bir biçime büründürülmesi." aşamasına geçilmeden çalışmaya ara verildi ve sahne analizi çalışmasına geçildi.  Bu aşamaya geçilebilmesi için müzik birimi ile ortak çalışmaya geçilmesi, bir inisiyatifin çıkması gerekiyor.

Sahne analizi için şablon önerisi (LINK)
Örneklerin değerlendirilmesi (LINK)




› Yazdırılabilir Versiyon
› Orijinal Versiyon: http://www.bgst.org/tr/alevi-calismasi/kolektif-sahneleme-denemesi-olarak-alevi-calismasi-icin-genel-rapor

Paylaş:
E-bülten

BGST Aylık Bülten'e abone olmak için isim ve e-posta adresinizi bırakınız.

Tomtom Mahallesi, Kaymakam Reşat Bey Sok. 9/1 Beyoğlu - İstanbul / 0212 251 19 21

iletisim@bgst.org

BGST web sitesinde yayımlanan yazılar/çeviriler BGST sitesindeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının/çevireninin adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazı ve çevirilerin basılı ortamda kullanımı için yazar/çevirenin izni gereklidir.